Henüz akşam olmamıştı ama güneş batmak üzereydi. Soğuktu, üşüyordu, korkuyordu ve yalnızdı. Ağlamak istiyordu ama nedenini bilmiyordu. Çevresine bir baktı, görünürde kimse yoktu. Önce nerede old..
Lütfen sus artık. Sus ve içindekileri duymama izin ver. Sus ki bakışlarımız konuşsun, gözlerin anlatsın bana ne hissettiğini. Ne olur, böyle gülme. Böyle soğuk, böyle sıradan, böyle uzak... Bak..
Bir şey var, her kelimesi “sen” kokuyor. Bir duygu, bir his, bir düşünce. Senin gülümseyişinde, benim gözlerimde saklanıyor Bazen bir rüzgar esintisinde hissediyorum onu Baz..
- Ben geldim! ... Ağlıyor musun sen? - Hayır. - Gözyaşların akıyor ama. Neden ağlıyorsun? - Sebebi çok. - Ağlama. Bak, hediye getirdim sana. Mutlu olman için... - Nedi..
"Acaba" diyorum bazen... Acaba beni fark eden biri var mıdır? Benim varlığımın farkında, benim nefes alışımın farkında olan biri var mıdır? Ben çevremde olup bitenlerin farkındayım çünkü. Şu..
Bu uzun yolculukta uyumadım. Bu defa gözlerimi kapamadım. Güneşin doğuşunun gökyüzüne yaydığı renkleri görmek istedim. Saniyesi saniyesine... İzledim. Sonra sarılı-yeşilli t..
Herkes bir kırgınlık taşır yüreğinde. En mutlu görünenler bile. Herkes penceresinden bakıp derin bir nefes çekme ihtiyacı hisseder. Belki hepimiz gözlerimiz uzaklara dalgın, gitmenin hayalini kurmu..
Dizlerine kadar inen bir paltosu vardı, kırmızı. Etekleri siyaha benzeyen... Her kadının mutlaka bir çift edinmesi gereken topuklu ayakkabısı vardı. Onları giydiği zaman kendini farklı hissed..
Biz, ikimiz, kaybetmekten yorulmuş, yorulmaktan birbirine sarılmış iki dost... Sahile indik yine kırılmış kalbimizin gözlerimize yansımış yaşlarıyla. Sustuk bir süre. İçimizde çığlıkları bastırmaya..
Bilmem ki ne yazsam.. Aklımdan geçen binlerce düşünceyi ve yüreğimde hissettiğim o ince ama mahfedici sızıyı hangi kifayetsiz kelimeler dizinine sığdırsam. Öyle bir çaresizliktir ki ruhun çektiği, ..