Anlatıyorum....Boş boş bana bakıyorlar! Oysa ben dolu dolu konuşuyorum...Anlayamıyoruz seni, diyorlar, anlamıyoruz!...Ama niye?..Ne dediğim anlaşılmıyormuş! Ben sizi an..
Bu sabah İstanbul'da bir gariplik vardı, şehrin fermuarı açıktı, düğmeleri!İstanbul'un sokaklarındayım. İnsanların düğmeleri açıktı, fermuarları! Altları yoktu ve üstleri! Herkes çıplaktı. En ..
Bu köprüden geçilecek!Sabah. Doğu'dan başladım yürümeye...Her adımımda yıllar geçip gidiyordu. Dökülüyordum yıllarımdan. Köprünün sonu Batı'ydı. Ölmeden, sağ Batı'ya varalabilecek miyim?
Onlar gidince.....Ben de gidiyor muyum benden?!Senden bir sen gidiyorsa....en iyisi ötekilere sarılmaktır. Gidene, yolun açık olsun, denilmelidir. Bu bir sen bile olsa senden giden...<..
O kadar da evden çıkmadan önce oramı buramı kontrol etmiştim; şimdi neyin nesi bu!?Bir gözü evde unutmuşum!!!Nasıl şimdiye kadar fark etmedim veya şimdi nasıl anladım; bir göz bende yo..
Sen sokaklardaki çocukları bilmezsin, dedi, tanımazsın.Gülmedim. Ara Güler tam o esnada kendi İstanbul'unu anlatıyordu.Ah, dedim, ben beni tanımıyorum ki sokaklarda, bilemiyorum; ordan..
Kalbim elime, böyle böyle yaz, dedi. Elim başka alemlerde! Beynim elime, şöyle şöyle yaz, dedi. I-ıh, elim dinlemiyor, kendi bildiği gibi yazarak bildiriyor yaşananları. (Sırtı yere gelmiş ağlıyordu ş..
Oğuz Atay o sıkıntıyı yazmıştı. Ben de o sıkıntılı anımda o yazılanı okumuştum; sıkıntı üstüne sıkıntı.Bu şehirde bir yerden bir yere gitmek de dert.Sıkıntısını mı yazmıştı yazarımız? ..
Ne başlığın bu hayatta bir yeri var ne de itirazların ne de....Aslında, dedi Üç Maymun'dan yeni çıkmış o, hayatın hayatta bir yeri yok!O hayatı çektin köşeye, niyetin adam gibi konuşma..
Kim doğruyu söylüyor?Kimler doğru söyleyip, doğru yaşıyor?Herkes ama herkes kendince, kesinlikle doğruda dosdoğru yaşıyor!Bir eğri, yanlış benim galiba.Sen de o herkese..