Yüze hoş geldin mart, eteğindeki karı ayazı dök de sür hükmünü, eninde sonunda diyeceğin soğuk uğultu olacak ne de olsa. Bir avuçluk güneş yetmez sana içimin ısınmasına mart, yüzeydeki ışıl..
Kadın, konuşmazsa, bir sesleniş eksikliği kalır erkekte. Kadın, düşünmezse, yalpalar adam, yalnızlığının adını koyamaz. Çünkü yürüyenler, yan yana yürüyorlarsa yolun güzelliğini kon..
Suskunluğun da yazıya dökülebileceği mümkünse bir şiir oluşturmalıydım ondan. Ama istemiyorum şiiri. Susmayı da sevmiyorum. Ne çare ki o bende karar kıldı. Karanlık onun gölgesiydi, başımın üzerin..
Şakanın da, eleştirinin de, sohbet konusunun da uzaması hayra alamet değildir malumunuz. Sonunda muhataplardan biri elini beline atıp:"Beni de diline doladın haa! Benden başka laf bilmiyor musun"..
Pek üzüldüm pek, iki resim vardı tümünde, biri güneş aydınlığındaydı, öteki gölgeler içinde. Ağlamaz olur muyum, ağladım. Tümünde ağladım. Acizlik diyorlar ağlamak için, ama önemli olan acizlik..
Herkes sohbet eder, ama sohbetin de biçimlisi vaaar, biçimsizi var, seyirciye "haydeee eller havaya" demesi vaaar, dememesi var. Büyük farklar var anacım. Ayrıca... Köküne kıran mı girdi, ..
Gelin açık açık diyelim. Dememiz lazım. Mesela uygun düştüğünden beğeniler düzdüğümüz şeylerin gram umrumuzda olmadığını söyleyelim. Mesela güya onayladığımız çoğu şeyin aslında karşısında olduğumu..
1- Çok sayın televiyşın yetkilileri, star olunmaz, doğulur. 2- Star doğanın doğasında olanlar ona fazlasıyla yeter. 3- Sanat uzun yıllar sürecek olan bir çiledir. Bir kaç haftayla, beş..
Çeneye kuvvet, oyun oyun içinde sergilenen, ama kalıpları aynı kalan zurna _ Magazin Kurgusu ve replikleri aynı kalmasına rağmen yeni baştan yapılıp duran naneli sakız _ Diziler ..
Rengini unutmuş çiçekler, dansından ayrı düşmüş arılar var, biliyor musun?Bilme Bilme, "bu ne?" sorusunun yerinde "yine bu" var.Bilme Kokular uzak hatıralar gibi, sesler çelik bir levhanı..