Kardan adamlar eriyor dostum. Sanki yağmurlar ondan yağıyor. Sanki rüzgar yağmurları getitrmek için hızla esiyor bu tarafa. Sanki her rüzgar yağmur oluyor şu sıra. Kısa ve heyecanlı kar tat..
Satır aralarında sözüm sana; çekip çıkartabilene, dosta acı söyleyebilene, doğru söyleyip dokuz köyden kovulduğu halde tekrar söyleyebilene... Ben sade bir hayatın insanıydım. Neşeli olmasa..
Gelmeden sesin kulağıma yazıyım hissettiğim heyecanı. Duyduğum en güzel şarkı olduğunu, seni görmeden söyliyim. Belki en doğru olan değil ama en hisli olan olduğunu da... Sesimdeki sessizli..
Benim kadar yalan sözler duydun mu hayatım:) Benim kadar aldandın mı? Soruların cevaplarından çok kime sorduğumu düşünedur sen, benim kadar inandırıldın mı? Sesler söz olmaya kalpte başlar...
Ayrılıyoruz birazdan. Tekrar gelişlerin konuşmaları arasında, henüz tam netleşmemiş. Sokaklar, caddeler, çarşılar ve insanlar geçip de gidiyorum. İçimde garip bir iyi olma haliyle oturdum bir köşey..
Hadi o zaman sen bana yaz, ben sana. Söylemeden bir kez daha, düşünelim sayfalarda. Bitmesin diye mi sanki, değil... Bu gün gitsek şu dünyadan kırgın kalmamak, azap duymamak için belki. Belki yalnı..
Yaşadım, bazen eksik bazen fazla. Yalnız; doyamadım denize bakmalara. Bir köpeği sevmelere doyamadım. Güneşin batıp akşamın başladığı o dakikalarda, bir mucize bekler gibi heyecanla gök yüzüne bakm..