Zormuş.. Hem de gerçekten çok zormuş birini “gerçekten” özlemek ve hiçbir özleme benzemiyormuş. Uyandığında kocaman bir boşlukla karşılaşmakmış mesela özlemek. Ne yapacağını bilmeden öylece..
Uzun zaman oldu tek bir satır bile yazmayalı. Aslında çok şey için diyebiliyorum bunu.. "Uzun zaman oldu.." Başımı kaldırıp gök yüzüne bakmayalı, Sahile gidip denizi uzun uzun i..
"Birinin kokusunu sevmek.. Alışmak o kokuya.. Acıyı biraz daha arttırmak gibi.." İstanbul yine ağlıyor. Nedir derdi bilmiyorum. Hani, bari sevinçten mi yoksa üzüntüden mi ağladı..
Bu sabah en az İstanbul kadar gri ve kokuşmuş uyandım. Odam kıyıya vuran bütün çöplere kucak açmış bir sahil gibi darmadığındı. Lambadan geceden kalma solmuş bir gün ışığı yayılıyor, bardağımdan so..
Pera masalları çok sever biliyor musunuz? Sahi Pera'yı hatırlayanınız var mı? "Prens-esin uykusu" adlı postun kahramanlarındandı. Yakın zamanda görüştük onunla. Öyle çok anlatacağı şey vardı ki.. D..
Basit aslında. Para biriktirebiliriz seninle.. Sonra bir karavan kiralayabiliriz.. Ben bilmiyorum araba kullanmasını. O yüzden şöför sensin. Ama merak etme mızıkçılık yapıp uyumam yolda. Konuşurum ..
Tam yirmi dört saat önceydi. Ben "öff, püff" diyerek mesajlarıma sürekli geç cevap veren Adam'ı bekliyordum.. Malum biraz sabırsızım. Üstelik doğum günü çocuğu olmuştum bir kaç saat önce. Dikkatimi..
Durduk yere canı yanar mı insanın ? Ansızın ! Yanıyormuş sanırım yada bu sadece bana özel bir duygu. Öyle sık yaşıyorum ki bunu şu sıralar. Bilemiyorum. Her şey yolunda giderken, gökyüzünde..
Ben daha çocuktum. Senden daha çok çocuktum. Apayrı şehirlerde bambaşka hayatlar yaşıyorduk. Seni tanımıyordum. Eğer bu gece "yemek yanında sunulan şarap" konusunu aşka bağlayıp Adam'a söylemeseydi..
Gecelerden pazartesiydi. Adam yoktu. Kadın karanlığa sığınmış, yalnızlığıyla sevişiyor , adamı aldatıyordu. Damarlarında pişmanlık geziniyordu. Umursamadı. Peş peşe üç sigara yaktı. Tüten duman bil..