“70”lerime dayayacak şöyle sağlamca merdiven ararken geleceğe yönelik planlar yapamıyordum artık. Nedir? Düşlerim sonlanmıştı. Birkaç sıradan sözcük ile kendimi sakince ifade edebiliyor, yalnızca ..
CİNAYET tanıkları solgun yıldızların, kara göğünü huzursuzca kapladığı rutubet kokan geceleriyle. Hor görülen bir mirasın darbelerle molozlaşıp ağlaşan anıtlarıyla. Korku ve belirsizliğe tutsak olu..
ALBERT CAMUS'nün 'Defterler'inde mutluluk, dört koşulludur: "AÇIK havada yaşamak. BİR insanı sevmek. İHTİRASTAN uzak durmak. Ve YARATMAK!..." Önerilenler, "tümüyle" çoğu topluluğa göre becerebilece..
SAÇLARINA kokulu mandalina çiçekleri taktı sarılı beyazlı; sanrısındaki sevdalısının. Sonra onları güneş ışığıyla sıcacık ördü. Tenini, henüz olgunlaşmaya çalışan yeşil zeytinin, ak sütüyle ovdu. E..
EKSİLERİMLE oynayarak hem beni eksilttin, hem kendini! Zaten çirkin oyununun kuralı da buydu ve sonunda olan bana oldu. Yaşamım boyunca benden hep bir adım önümde durdun, yürüdün, çoğunlukla da koş..
YAĞMURUN gümüş ipliklerle sarkıttığı damlalar; boynumda koynumda! “Sakin at” ile yürüyorum. Rüzgarın durağı buluttur, tam önünde durur. Esmez! Bulutun, kıvrımlarını kapamasını bekler ki ıslanmayalı..
“SİYAH DENİZKIZI”nın yelkenleri, şeker pembesi rüzgârı boşaltır boşaltmaz, teknenin ardından ağlayarak koşan iri köpükler, seslerini ve siyah okyanusa döktükleri beyaz gözyaşlarını aynı anda kesive..
LİMANA in, sevgili “Hypetia!” (HAYPEDİYA) Sandaletlerini eline al, yalın ayak süzülerek limana in. Yakınlarda bir de koy olmalı. Göreceksin. Titizce çizilen küçücük bir dairenin yarısı. Kıpır kıpır..
KIZDIK; lodosun çalkaladığı şaşkın deniz olduk. Sevindik; tellerde cıvıldaşan serçeler olduk. Sevdik; tren camındaki dudak izleri olduk. Güldük; cepleri misket dolu afacanlar olduk. Ağladık; goncad..
DÜŞ ÇEMBERİ / Karanlığın tam kalbindesin. Başın dünyayı çatlatırcasına döner dönmez ortalık aydınlanıyor; yaşamın zincirleri kopmadan. Sevinmelisin. Hayatın tam ortasında dışlanmışlar da yaşıyor. K..