Oltanın ucundaki sinsi kıpırtıyı ve misinanın işaret parmağı üzerinde belli belirsiz meydana getirdiği titreşimi hissetti. Ters yöne ani çekilmeyi daha şiddetli bir çekişle karşıladığında, oltanın ..
"Eller, türlü türlü... Yaşamaktan" Ziya Osman Saba Zamanın en çok biriktiği yerlerden birisi de elleri insanın galiba. Önceleri tek tük beliren kahverengi küçük benekleri umursam..
Bir kaç gündür oldukça kuvvetli esen yıldız, yıldız karayel karışımı serin bir rüzgar önünde deniz kıvırcıklanıp, bir birleri üzerine binen kaba dalgalarla açıklarda beyaz köpüklenerek almış başını..
Deniz ince uzun bir işaret parmağı gibi kendini çevreleyen yükseltiler, tepeler arasında göz alabildiğine doğuya, karanın içlerine kadar uzanıyordu. Rastgele, dağınık atılmış bir ince tülbent gibi..
Giderek koyulaşan akşamın gölgelerinde dudaklarındaki morluk görünmez olmuştu. Gözleri daha bir parlıyor gibiydiler oysa. Arkasını dönüp taksinin ön koltuğuna zorlukla oturmaya çalışır ve bastonunu..
Bir zamanlar cam gibi bir denizin irili ufaklı çakıl taşlarını yalıyarak neredeyse tahta iskemle ve masa ayaklarına sokulduğu, yan yana ulu çınarlar altına sıralanmış çay bahçeleri, şimdi önlerinde..
- Çoğu zaman gül o kadar yakınındadır ki farketmezsin bile güzelim rengini, duymazsın mis gibi kokusunu; ne zaman eline batar dikeni, o zaman uyanırsın. Geç olur... Sonra aradan yıllar geçer bir da..
Ay çıktı. Kapıdağın arkasında yükseldi. Denize indi. Aydınlandı sular. Gecenin mavisiyle denizinki ayrıldı bir birinden. Sular Gelintaşının az ilerisinde burunu dönerek akarken anafor yapıyor, sand..
Mat bir yeşillikti yapraklarda. Ağaçlar yarımadanın iki yanında hemen kıyıda, renklerini deniz mavisine düşürerek tepenin yamaçlarına, oradan yukarılarda çeşitli ağaç deniziyle başlayan bir yeşil o..
Şimdi yoklar. Uzun zamandır. Eskiden yük taşımakta kullanılan, tek direkli 25-30 metre var yok boyda tekneler. Gelip giderlerdi; allı yeşilli. Çoğu zaman küpeşte bodoslamaları hizasına kadar suya o..