Üst üste, aceleci bir kaç kanat çırpışı ile evin oturma odasını daha iyi görebilecegi, sokak lambasına kondu. Külah şeklindeki kaygan düzeyde aniden kayacak gibi olduysa da, sivri tırnaklı minik pe..
"Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev, hayattır." Alexis de Tocqueville Bir ilk olduguna inandıgım, ama büyük bir gizlilik içinde, Araf’tan a..
Sanat kavramı, her ne zaman usuma bir cemre gibi düşüp, dimagımın o küçük, mavimtırak-dingin göletinde, art arda dalgalar oluşturdugunda, ellili yaş erişiminin sonrasında, görme yetisi optimallikte..
Diger seneler gibi çokça gün, hafta ve aydan oluşan 1983; ellerimi baglayıp, kulagımı çekiştirerek sürgün-asker olarak, süklüm püklüm sürükleyip götüren yıldır. Ne kadar da sıkıntılı, anlatılamayac..
Bahar bulaştı ya hayata, ağaca, suya, içimde öyle bir seyahat kımıldıyor ki, diren direnebilirsen. Yüreğim bavulunu toplamış çoktan; ruhum sırtlamış çantasını. "Uzaklar" çek..
Mevsim bahardı, yani sevdigimdi. Güneş göz kamaştırıcı renkliligi ile insanlığın yağmur misali serpiştirildiği yeryüzünü, apaydınlık ve sıcacık ışınlarına boğuyordu. Ağaçlar doludizgin, hummalı bir..
Dagların piri, Agrı’nın eteklerine bahar; bir serçe misali gelip, yumuşakça kondu. Üstelik de, var olan renklerin bütün cümbüşü ve tonlarıyla. Öyle ki birbirini kıskandıracak albenideki bin bir çe..
Ulaşılması zor, sarp, meşe ağaçları ile kaplı dağların ardından, suların sevgiliye koşar gibi hızla aktığı derelerden ve bin bir çeşit albenili-kırılgan kır çiçeği ile bezeli yeşil ovalardan; yılla..
Altın Yele, dörtnala olanca hızı ile bin bir çeşit kır çiçegi ile bezeli, zümrüt yeşili yüksek tepeleri ve geniş ovaları kan ter içinde, dur durak bilmeden, ardında yogun bir toz bulutu bırakar..
“Alacanım – Murathan Mungan alacânım, mil yeşili gözlerin dindirdi gözlerimi kaç körü birden öldürdün bende mahsur kaldım, eksik oldum, kapına düştüm ben yandıkça<..