Otuzunda var yok, genç bir kadın. Kadının yüzünde anlamlı hatlar var. Kim bilir, belki bastırılmak istenen bir acının, ulaşılamamış bir beklentinin, kim bilir belki de yerinden yurdundan edilmiş o..
Otuzunda var yok; gençten bir adam. Uzunca boylu. Sesi kendinden önce gelir sabah serinliğinde. -Simit var... Sonra küçük adımlarla dengeyi korumak için, ama hızlı yürüyüşü ile ç..
Dinmişti günlerdir doludizgin, delice yağan yağmur sonunda. Aralık perdeden görülen deniz, sonbahar güneşi altında ufuk çizgisine asılmış kıpırtısız toz mavi bir tül gibiydi sanki. Kaç zaman geçmi..
Mevsim dışı bir ılıman hava, uzadıkça uzadı. Gökte görülse de yağmur bulutları arasıra, yağmur bir çiseltiden öte yok. Bir yaz sonu güneşi sıcaklığı ağaçların dallarına takılı kaldı. Yeşilden sarı..
Dağın ardında bir ay büyüyor. Dışarda alabildiğine bir güneş. İçerde tutsak çocuk sesleri. Ayten ağlıyor. Kim Ayten? Bilmem, Ayten işte...Bir kelepçe açılmaya gün sayıyor bilekte. Zaman. Saat kaç?..
Öylesine kötü şeyler oluyor ki, yok bu kadar da olamaz diyor insan; olamaz... Otobüs geceyi geçerek karanlıkta gelip durdu sessizliğinde alacakaranlığın. Şehir uykudaydı, sess..