Gidiyorum... Ne ahım var ne de pişmanlığım... Ne aşk için harcanan emekte kaldı Ne de umutta aklım... Bütün yaşanmışlıkları atıp da terkime Terk-i diyar..
Tut ki bir gelinciktim demin Bir kundura ezdi beni Örselendim, Çürüyemedim Tut ki bir sandaldım daha dün Bir gemi çarptı bana Yan yattım sulara, Gömülem..
Ben hep bozkırın kırılgan, ürkek kızıydım Şerha şerha yarıktı düşlerimdeki toprak Bozkır çocuklarının çoban yıldızıydım Okyanuslar bize sonsuzluk kadar uzak Oysa tohumum ..
Gittin... ... de ne oldu? Alt tarafı koptu kıyamet! Sen ister terk-i gülistan et İstersen kıyam et! Önce, dizginlerinden yenicek boşanmış Yılkı atları geçti u..
I Derler ki: Gitmek bin kat hayırlıdır Arkasında kalmaktan kapıların... Vuslata kanamayan sevdalıdır Sonu firaktır yalancı baharın! Vuslat ki bir tas baldıran zehri..
Niye İngiliz Mezarlığı’nın kapısı, Ardına kadar açık dururdu, bilemem Anılarımın yosunla çam alacası Kokusunu silmek istesem de silemem Bakmayın kız olduğuma, çocuk yaşım..
Cüce devler ile yufka yürekli korsanlar Var mıydı gerçekten, bilmem neredeler şimdi? Ya çocukluğumun masal olduğu kıyılar Hâlâ denize uzak o deniz kentinde mi? Bir tekerleme..
Aşklar ayrılıklarda boy verir, büyürmüş Yaşanırmış vuslatta bin bir renkli ilkbahar! Korkulursa ayrılıklardan aşk küçülürmüş Yaşarmış aşıklar iki çilekeş sonbahar! Aşka k..
Biz, çağlarca bîhaber yaşayıp sevdadan Ayrı ayrı iklimlerde kanat çırpan İki ürkek yürek… Birimiz dişi bir aslan parçası Öteki yüreğine kadar erkek Takılıp hoyrat esen..
Odamın penceresi, bağrında bakire kanına bedellenmiş hazineler saklayan Hazine Tepesi’ne bakar. Tepenin zirvesinde salkım salkım bulutlar, eteklerinde kesif bir sis var. Sisin dağıldığı noktadaysa ..