Düşüncelerin koyuluğunda…Karadeniz kadar derin ve hırçın;Susuyorum! Redd-i miras; kararım! Sevgili…Yazgımın sana dair yazılan kısmında, Ne ise, Yaşanılan; iyi ya da kötü… <..
Kaç gün yemek pişecekBu ev de?Dumanı üstünde tıngırdayan tenceredeVe mutlu.Bir o kadar da aydınlık…Kaç gün daha sarılacaksın?Sıcak ve kalıcı, aşkla!Ve daha ne kadar bakaca..
Öyle değil… Öyle değil dostum sevmeler… Her tende bıraktığın aşk ısırığı sevişmeler. Günahların koynunda geçen Zaman… Ardında kalan. Kalp kırığından akan kan pişmanlıklar..
Çokca kıyısındayım zamanın;Çokca soytarısıyım bu şehrin.çokca, palyaçoyum yüzümde boyalar renk, renk...Çokca sağaltıyorum gözlerimden yaşları...çokca, çokca boşalıyor acılar..
FarkındayımNeyi, neden kaybettiğimin.Sığınmadım hiç aptallığınkahkaha arkalarına, Baktım hep, baktım…Düz, riyasız, hesapsız, sadece, gördüm... Farkındayım, Niy..
Girmeli şimdiden toprağı yaş mezaraİsimsiz mezartaşının üzerinde Güneşler batmalı, ...mevsimler geçmeli.Çürümüş otlar bürümeli, sarmaşıklar sarmalıDoğum tarihini. Adsız ölmel..
Temmuz, Dağıt; sal alevden saçlarını temmuz.Yangınında ölür bu devran… Sen sorumlusun Yaz aşklarından…Ve, aşkın od’una düşen kalplerin Günahından. Denizin şavkında oyna..
Kaç hikaye dinledik... De, güldük. Düşündük başımızı eğip, içimize döndük. Ne kadar da nağmeler mırıldandık ağlarken hatta. Ne o? Anlamadık. Kaç adam öldürdük elimiz kansız. ..
"Gökyüzünden kopup gelen kar taneleri Birbirine çarpmadan inermiş ya yeryüzüne Hani…" Biz neden birbirimize çarpa çarpa yürüdük anne? Acıdı da, ağladık anne… Neden anne?..
Söylesene zaman acelen ne? Kime yetişeceksin, öldüreceğin varlık, Doğuracağın çocukların, Kavuşacağın… Vuslatın mı var. Beklesene bir. Ardına bak hele… Kimleri bıraktı..