Her sabah uyanışımın bir nedeni Yüzümü soğuk suyla yıkadığımda görmek için seni...Koşa koşa giderken durağa..Duymalıydın içimde ki sevinci..Her pazartesi her salı her çarşamba..Koş..
sen gittiğinden beri...vurdum kendimi yollara..belki teselli belki birazcık avuntu...soğuk otogarlarda beklerken...Buğulu vitrinlere kalp çiziyorum...bel ki hissedersin diye.....
Unutma Olur da birgün beni unutursan.. Şu camın kenarında ki sardunyaları; akşam sefalarını unutma.. Hergün sula onları...yine konuşmaya devam et onlarla... Küçük adımlarla ..
ben her sabah sana uyanan bir yarımadayım.. sana cıvıldar içimde ki bütün kuşlar... çiçekler açarım renk renk... laleler..menekşeler..sümbüller. çıkamam yörüngenden. yok olu..
Sen yoksun yaEkmekler daha mı sıcak...Koylar daha mı mavi..Sular mı daha berrak..Hangi gözde ki yaş dindi..Hangi hasta gülerek uyandı..Habahın seherinde.. Sen yoksun ya.....
Ben şimdi yatacağım ama.. Uyuyamayacağım biliyorum... Yapışkan bir zifte saracak gecenin karanlığı... Kalkacağım... Işıkları söndürüp bir açacağım... Bel ki bir yıldız kayac..
Herşey yürürken bir bir..Kuşlar otomobiller, insanlar...Ben duruyordum..Sen bana bir merhaba dedin Bende yürümeye başladım.Şimdi onlar durdular.....
belki dayanılabilirdim terkedilmelere Gidenin boşluğu omuz üstündeki başın yokluğu gibi hissedilmeydi zaman ezmezdi insanı akardı su gibi... yarın olmasaydı bize en uzak gün ''..
Kuğu gibisin... Nasıl yırtıyorsun kalabalığı... Yürüdüğün caddede nazikçe Kuğu gibi bayağı... O da bölerdi kocaman gölü ikiye.. Dünya gibisin.. Belli belirsiz tebessümlerinin ..
Haydi..gel benimle, asafın dediği gibi..gel gidelim başka şehirlere...orada başka şehirleri özleyelim seninlene ihtiraslar ne acılar ne sancılar ne yalanlar bulsun biz..