Ben aslında sevmiştim bizi, Seninle olan beni, Benimle olan seni. Ama sen, sen değilmişsin aslında. Ben tamamen ben olduğum halde. Sen, senmişsin gibi davranmışsın, ..
Sevdim ben seni. Çekingen ama bir o kadar da çekici bakışlarınla başlattın hikayemizi. Kendi dünyasında yaşayan bir erkek çocuğu ile, o dünyaya bir şekilde girmeye çalışan kız çocuğu... ..
Karşıma oturdu, Gözlerini kocaman açtı. Yarım yamalak cümlelerle açıklama yapmaya başladı. O an anladım, Dinlemem gereken onun yarım ağzı değil, kocaman açılmış gözleri..
Sensiz de dönüyor muymuş dünya? Sensiz de açabiliyor muymuş çiçekler? Doğabiliyor muymuş güneş? Ay, arsız arsız yüzüme bakabiliyor muymuş? Kuşlar, göç edebiliyor muymuş sıcacı..
Ey Sevgili! İstanbul sokaklarında içimi seninle doldurdum. Senli hatıralarla yedim, içtim, gezdim, dolaştım. Lakin gitme vaktidir yine, Seni sensiz yaşama vaktidir uzak diya..
Bir kız, Kalbini sonuna kadar açmış, Nefessiz kalmış, Gözünü karartmış. Bir erkek, Vazgeçmiş, Kalbi taşlaşmış, Duyguları yok olmuş, Kapıları s..
Arada bir nostalji yapmak iyidir. Sadece onun cezp edici zahiri cazibesine kapılmamak gerekir. Düne kapılan, bugünü unutur. Bugünü unutan ise gelecekten uzaklaşır. Çimler henüz..
Olacaktı bu sefer, Elimi uzatmıştım, çok yakınımdaydı… Daha dokunmadan sıcaklığını hissettim içimde. Korktum, çektim elimi, ben kendi soğukluğumla iyiydim. Buzlarım erirse, ..
Bende hikayeler hep aynı. İstanbul kokulu… İstanbul denen garip bir o kadar da büyüleyici şehrin beni her seferinde kandırması. Ne zaman havasını içime çeksem, Zehirliyor beni,..
Göl kenarına geldim yine. En sadık arkadaşım bu aralar. Güneşi beraber uğurluyoruz, Batmadan önceki o son kör edici ışığında gözlerimiz beraber kamaşıyor. Sonra beraber yazmaya..