Öremediğim duvarları örttüm kendimce her şey çok uzakta kalmalı açıldı hayâllerimin ayası çektim aldım içinde kaybolanları majör bir savaşım var kendimle ..
Bir hiç’ lik uğruna bin hüzünle soldu yaşam gözleri kamaştıran karanlığında deryası çalınmış soluğa çırpınıyorken göz bebeklerin sana ağl..
Geçen geçti, ışığı her seferinde kırpıp ev eksilmeye başladığında ölüm gibi sustu gün ıssızdık ve duyulmayan yürek sireninden bir alev yalazındaydı bedenle..
ağlamayı bırak / ayağa kalk çocuk daha çok düşeceksin çook kanayacak dizlerin hayat harmanında hoyrat rüzgârlar esecek ardında önüne vahşi nehirler..
yokluğun gölgesi yoktu ki görsünlerdi seni varlığın şehvetine asılıp, büyüttün gölgeni geçtin zaman-ı karaya şimdi bilmezsin artık beyazı * eski vakitlerden ..
bir kısrak gibi, deli koşarken zaman suskun mavi, açılmıyor umutlar * yaşamaya acıkmayan yanım içerden ışımıyan gün çıldıran bu dalgalar hangi denizin ..
Ellerinde küçülürken hayat istersin ki fırdöndü topacın gibi geriye dönsün zaman geçmiş bir yaz gelip otursun bahçende kırk baharın taze çiçek kokuları içinde ..
güne aç(tı) gözleri(ni) evvel olduğu gibi özleminle, hep aynı şarkıyı söylerdi gelecek bir gün /gelecekti arkasına bakmadan terkederken baba ocağını değişi..
hani, çook uzaklarda yaşanmamış günler, görülmemiş rüyalar vardı daha hani, çok uzaktı ya o yollar bize tutunduğum günden geceye düşerken yine yeniden
ay düşerdi geceden sen gülerken biliyorum / eskilerde kaldı diyeceksin öyle çok ki içindeki mezar taşları yüzünden düştü / taş kesti tebessümlerin derbeder günlerin ..