Düğene binerdik küçüklüğümüzde O sapsarı harman yerlerinde Çılgınca ve bedavaya, Sade, çocuksu ve utanmasını bilen sevinçlerle Mutluluğun o her dönüşte katlanan " Sama..
Küresel felaket habercisi deyince Akla gelen, Artan küresel ısınma, kuraklık Ve eriyen buzullar mı? Oralarda binlerce yıl yaşayıp da yitip gid..
Bir mektup aldı bir gün, bir adam İsimsiz ve imzasız Kendini günümüzde değil de Sanki, başka bir dünyada hisseden ona Belki de kendisinden yazılmış! İçinde diyo..
Nasılda benzerler biri birlerine Bir taşra melânkolisi Yalnızlık hissi Ve bir aşkın bitim senfonisi Sanki üçüzlermişçesine Diğer yanda, tam da..
Az gerçek, çokca sanal olsak Biraz kahraman, gerektikçe yalan olsak Gündüzleri, gür salvolar atılan bir gemide, küresel emirler yağdıran birer fevrî Geceleri, haksız kazançl..
El altında tutulanlar mı, Kaybolmasın diye gizli yerlere konulanlar mı? Farkedilmesi istenilmeyenler Ya da bozulmasın diye korunanlar mı? Sormalı insan işte o zaman "S..
Daha önce Vietnam'da, Kamboçya'da, Yemen'de, Ve daha birçok yerde, Yakın zamanlarda Afganistan'da, Irak'da En son olarak da Gazze’de Oluk oluk çocuk kanı içen vahşi akıl.
Zamanlardan bir Haziran akşamıdır Belki de en uzun günün En kısa geceye bağlandığı akşamdır. İşte o akşam da Daha önceki bir çok akşamda olduğu gibi Huzur veren ezgile..
Anımsa, bizim kabartma pullarımız vardı Koleksiyonlarımızın başköşesini süsleyen O pullar yok artık! "Yüzleşin, yüzleşin resmi tarihle” diyenlerin Açılım üstüne açılım istey..
Zaman; antik söylemlerde, upuzun yeleli bir kısrak, Dur durak bilmeden sürekli koşan. Mega-kent karmaşasında, çağdaş belleklerde, Dijital kadranlar boyunca, Hiçlikte..