Gecenin ıssız toprağına yolculuk etmek misali seni özlemek, Su gibi, Sussuz kalmış çorak toprak misali... Gecenin hoyrat ayazına buz tutmuş alev misali sensiz üşümek, Har ..
Ay bulanmış günbatımı kızıllığına geceye adım adım... Dağlar titrek bir karanlığa teslim, avaz avaz rakseder yıldızların silüetleri, yitik bir şehrin alev kokulu düş..
Ve Kasım da düştü saçlarıma yağmur taneleri ak diye... Gece ve gündüzün med cezir misali bilinmeyen bir denklemde saklambaç oynaması gibiydi, senin gelmeyişlerin ..
Nasırlı yüreğim, bakma yüzüme! Gözlerim saklayamaz heybemde ki tufanı. Adına saklı dediğim başıboş tümcelerin istilası altında yıkık bir şehir misali kimsesizliğim... Nasırlı ..
Ve en çok umutlar doğurur gece sancılı karanlığında, Ve yine en çok umutlar gölgelenir. Hani insan avuçlarında bir tutam yaşamak taşır yaaa yitip gitmesin diye, En çok kendi..
Soluksuz bir sevmekti insanı, ölümün küflü toprağına sarılan kefenimin soluk benzi. Toprağın iklimsiz bir griye bulanmış sessizliği idi. Sevmek, kırağı çalmış saçlarından öpmekti..
Dilek ağaçlarına bağlanan çaputlar misali insan, unutulup giden... Mavi göğün, çorak toprakların kırık silüetinde, filizlenen kimsesizlik bir avuç yaşamak... Sessizlik heybesinde ..