uykuya dalayım engin mavi uykuya mutedil kırpık dalgalı yosunlar vursun yüzme kurbağalama ayayım bu umudavermiş bu umuttuğum kirp..
ben bu dönmeyenin ardından az ağlamadım kekre bi tat bıraktı en son ağzımda yalan gibi kabus gibi ya da başka bi şey adını bile sözlüklerde bulamadığım ..
ne zaman dünya başıma yıkılsa mavi patiskalı bi gökyüzünü aralar ellerim ince bi seslilik olur karışır birbirine han çer yakından geçer bi gözleri ahu ardında çıngıraklarıyl..
aldığımız bütün nefesleri koyduk bir bir ortaya hastalıkları bi kenara esenlikleri başka koyduk alnımıza beş parmağımızı birleştirip görünmesn diye yandığımız ..
dişleri aşınık bi anahtarla açmaya çalıştım göğü kurt gibi içten içe kemire kemire elimi uzatsam sokulacak kadar yakındım sense ucu kırık çakınla kürkünden so..
yeni uyanmış gibi aralık gözlerim ellerim var yüzüm az dağınık saçlarım savruk babamın ayak sesleri yerinde bi kaç kelime sesli çıksa yaşıyorum diyeceğim hayrolsun ..
onca yıldır bahar gelir hiç bu kadar kılıfına uymamıştı hiç bu kadar toplanmamıştı rüzgar yemiş bulut gibi bi kelebeğin kanadına bel bağlamamıştı bu kadar da olmaz ki s..
dünlüğe yazılmış karanfiller kurudu örttü üstünü o meşhum akşamlarıyla an kara kahvehanelerin hatırı bitti emeklilerin elinde kaldı pişpirik kağıtları ve çözülmemiş bulmacalar..
acınızı korkak alıştırmayın korkun ağaçtan budayın kollarınızı sussusa girin sürün denize o güzelim umutlarınızı yayılır yoksa bahar kapıda inanılmaz hay..
kapağı açık bi ömrün kıvrılmış sayfasıyım yarım özet çevirten sayfalarımı bağışlasın beni uykumu süzdüğüm gece ona dair içimde hiç bişey yok yarın olsun karşısına geçeyim karşının ..