Susmak Hüner sanılsa da Darılırken zaman Usta mı olur Sönmüş küller Yanıtsız gülümsemenin Yine de Arzudur dağılmış güle Duyulan tutku Ömrüm dese Ağrıyan yanı..
yaşam denen büyük saat mabedinde bir ülke yanlış secdelerde eğil eğil bunalıyor dillerinde eski bildik rüzgârla salyangoz gibi kireç boyalı evlerin..
şubat'tı ilk kelepçelenmem o dumanlı ankara ayazında bir karanlık edinmiştim nemli duvarlarından atıldığım o hücrede ter içinde sakallarım<..
korktuğum o şehir istemeden nefret ettiğim çılgınlıklar içinde sükuneti bulmayı umarak terk ettiğim o şehir şimdi başkalarının gençliğini yaşadığı
I biten türkü gibi/ uzaklaştı bırakıp / yosunlu kapıları geride kırlangıçlar uçar çıplak dallar üzerinden yaşamak/bunca güzelse..
Sen gül ki bu vakit de Ey gizemli gül Büyüsün duasıyla nice annenin Yeryüzünün tüm gülleri Hâlâ kesik birçok ağacın her yeri Yalnız bıçak izleri değil gövdesinde ..
şehrin akşamından geceye doğru akıyor zaman her şeyden vazgeçmenin tam saatinde kırık bir pencerenin altında dikilip kaldığında soğuk, hançer gibi sokulur geceyle yaşam sana ..
Yarana yaşamdan sağıltım isterken Sana bağlanmayan yardan Yara üstüne yara açılmış handan Ne sana ne vücut sarayına em olur Bir sabah yeliyse unut gitsin Gece karanlığın..
ÖmerGürcan'ın aziz hatırasına Kim kazanır? Kim kaybeder? Kim gider pencerenin önüne? Kim söyler onun adını herkesten önce? Kim söyler devrimin türküsünü? Biri var ..
Ömer Gürcan'ın aziz hatırasına Süvari Binbaşı Fethi Gürcan'a ve Esma Gürcan Anneye... Akçakavak dik ve mağrur Yaprağından ak –pak Bakarsın karanlığa inat Ak düşmemi..