her çöküş, bir kattır çoğalmaya yum gözlerini uykunda göremediğin yağmur sabah yeşertir umudun filizini kapı açık kaldıkça ayaklar yürür içeri kuşlar vu..
Behçet Aysan'a Bu dünyanın, ilkel ellerinde yandı önce ateş silah oldu sonra / kan kızıla bulandı pusudaymış karanlığın hâin elleri ak sayfalar lâcivert kederlere bulandı<..
gecenin içinde iki âşık pervâne girdikleri çıkmazdan sıyrılmak ümidiyle ateşin son dansında ışığa koşarlarken bilmiyorlardı henüz görünen külden ibâret değildi köz tat..
beti benzi atmış dünyanın gündüzler düşü/yor ellerinden geceye “çimenlere basmayın” binbir atlı harâmiler, çiğniyor yeşili yerde toz duman, kara sisi bozuyor dokuyu kü..
gitmek için gelme bana bir daha vuslata dair ne varsa giy, kuşan bu defa demir alıyorken sen ayrılığa alabora edip içimdeki denizi akla ziyan çârelere..
"Şemsi Belli Anısına" sizdiniz o sizdiniz hani, çokça beklediğim bunca zaman gelmediniz ahh neredeydiniz daha önceleri neredeydiniz bu mevsim / benim i..
farzet, ne sen vardın ne ben tutmadı ellerin ellerimi gözlerin değmedi gözlerime ve söylemedi dilin beni sevdiğini gökkuşağının renkleri sarmadı bizi deniz hiç ..
bilip bilmediğim, bütün sevinçlerden gökyüzüne merdiven deniz mavisi ellerin ne oldu, nasıl oldu bir kibrit alevi kadar anlık ateşte tanrının var edip, boyad..
tövbelere durup durup yeniden döndüğünün geceye son batmışlığıyla sürünüyorken derinden çınlayan bir ağıttı artık içindeki kulaklarda duyulmayan eprimiş sevdada..
gözümde çağlayan ahu-zarımı sakladım göstermedim kimseye bir ben bildim kalbimdeki firağı uzaktın, göçmendi yüzün bende yalanlar söyledin bu aşk üstüne güz dökü..