Üşüyorum sevgilim.. Hava soğuk.. Senin gözlerinden bile soğuk.. Yağmur yağıyor ince ince.. Saçlarımda takılı bir kaç damla.. Onlar bile yanımda.. Ayrılmıyorlar g..
Seviyor musun sen de ben gibi şehrimi.. Ürkek, üzgün... ama hep güçlü... Sen de duyuyor musun uzaklardan gelen o ezgiyi... Sıcak, yumuşak, flu.. Görüyor musun gökyüzünde..
Karanlığa gömülmüş bir sahne şimdi İstanbul... Aşka göz yaşına susamış acımasız bir sevgili... Ellerini ellerine dolayıp bulutların hüznü altında yürüme vakti bu şehirde. ..
Gözlerin.. Gözlerin boğulduğum dalgalı deniz.. Dudaklarının tadı hafif tuzlu.. Saçların.. Saçların güneşi andıran başaklar sanki.. K..
Nefes almak mıydı sadece ? Yoksa gülümsemek mi vara yoka ? Dayanmak mıydı tüm zorluklara ? Aşk mı? Tutku mu ? Heves mi? Tutunabilmek miydi uzanabildiğin ilk dala..
Bütün yüzyıllarda bu böyleydi.. Giden tahmin etmezdi beklendiğini, Kalan anlamazdı gittiğini. İçeride, taa derinlerinde yüreğin, Bir acı oturur kalırdı koca bir yumr..
Ağlarkende güçlü olabirim ben! Nefret edebilirim yine de. Laylaylom da geçebilir hayatım. Ağlarkende sevebilirm seni. Maide boğulurken gözlerim, Acıdan kıvranırken, ..
Hasta kalbim. Gülüşünle, gözlerinle iyileştir onu. Yastayım. Tut ellerimden.. Al götür siyah bir örtü altına saklanmış matem dolu geceden.. Kurtar beni kuytu köşelerde..
Gözlerin,gözlerimin en uğrak mekanı şimdilerde.. Kokun, adın gibi.. Ne zaman duysam kalbimde bir telaş ! Hele ki yok mu o sesin.. Biraz heyecanlı,biraz sakin.. Gülüşle..
"Kadınların en güzel kokusu boyunlarındadır " dedi biri.. Bilinmeyen ve tanınmayandı.. Ama aslında o hiç bilmedi , Kadınların en güzel kokusu gözlerinden düşen bir damla yaştaydı...