Sonbahar, güz Aylardan, eylül Eserken ılık bir rüzgâr Dökülür yorgun yapraklar Umut hayata bağlar Bağlar, bahçeler uykuya dalar Sevdiğine g..
Dayamış sırtını duvara iki budala Sözler dökülür kalır öyle havada Sorsan ne yaparlar diye orada Vakit öldürürler, hepsi farkında Kulaklara dökülen sözler ..
Elbiseler giyilir, tahtlar sarılır sırta Her seher vakti, düşülür umut yola Her gün, bir sefer, hayat anlayana Sen, ben, biz, hepimiz, sırlı aynada Kimi ayarsız, kimimiz ayn..
Güzel kokan o şekilli dudaklar Güzelce konuşamaz mı sanki? Bilin, sahte yapma dudaklar Öz zehir, söz güzel, ne ayıp! Eğittiler insanı, oldu bir insan ..
Sessizce uzanmalı rüzgârlı bir tepeye Seyreylemeli, alta kalan dünyayı Esmeli ılık ve tatlı bir rüzgâr, Dolmalı yüreklere, şişmeli yelkenler Gökyüzü battaniye, yelden yatakl..
Az söze de sığar koskoca yalan, Mahareti olursa ancak yaman Azda çok, çok olur inanırsan Çok sözle acemi söyler yalan Az malda olmaz sanma haram Haram he..
Macaristan’dan Çin’e kadar Değil Anadolu, dünyalar bizim Aynı bozkırın atları biz, hepimiz Dünyada kardeş ehlileşene kadar Dorusu doru, parlayan aygırlar Alımız..
Ülkemiz var, ne güzel Bize yuva, şehirler Dağlarımız, kimsesiz Ovalarımızda bağlar Nehirler, sular çağlar Yemyeşil tüm çayırlar Bereketli topraklar ..
Aydınım canım, minik kuşum Yokuş çıkmışım yorulmuşum Ne söylersin, söyle güzelce Sözün yabancıdır, dilin nece Sus yavaş konuş, hece hece Sözler ninni, ben uyumu..
Hikâyesi olur her şeyin, taşın, ağacın Sessiz bir yer geçin, ağaç gölgesine Eserken ılık bir rüzgâr ensenize Kapatın gözlerinizi, öyle deneyin… öyle dinleyin, isterseniz.