Sabah olmuş kalkmışım… Sanki kalkmamışım Sanki daha yatağa yatmamışım Sanki dünü yeni bitirmiş Sanki yatağa şimdi yatacakmışım Öyle yorgun öyle bitkin öyle umutsuzum
Çıkmış inlerinden Korkunun korkusuz efendileri… Parmaklarında upuzun sivri tırnaklar Uçlarından irin damlar Köpükten kulelerinin surlarında Harçsız hayal taşları var Köşe ..
Bir hal olmuş ağaca çiçeğe durmuş Yeriz meyvesini bak zemheride Sıla mı bu eller tanınmaz olmuş Deli gönlüm sanki çıkmış gurbete Seyrederiz yağmurunu selin..
Yıldızları sevmezdi ki dolunay Asılır da delikanlı gecelerime yanardı Serin eser tomurcuklanan hayranlığım Doyulmaz bir sevdayla dolardı içim Defterden yi..
Unutur acıyı bir an Koltuk altlarına sığınan Buz kesen eller Kızmış da üfürür Tanrı Hayın eser arkadan Savrulur önünde kar Beyaz kanatlanır sürüklenir..
Pembe şafaklarda Acısı tavana vurup ağlarken analar Kabaran sancılarla kıvranırken Ben’i de Bebelerin yüreğine ekiyordu O yüce el İblis bu arada Ako..
Kara bulut kızgın bakar Döker yağmur yerine kar Çöker başıma bir efkâr Üşüyorum Üşüyorum Azmış ta geliyor tipi Umuda saplanır gibi Yeşilime beyaz serdi Titriyo..
Kum bitti Zamanıdır Kalk çevir saati Kalk ışık sar Karanlığa, korkuya Sise, pusa rüzgâr var Gülümse Daha ay var Daha seher Umutla..