Gidelim! Aşkın nefes gibi estiği Gözyaşının bile gülümsediği diyarlara gidelim... --- Cennet ve cehennem arasında ayakta durabilecek, Parmak uçlarından notal..
Bir avuç renkli leblebi şekeriymiş çocukluğum ... At pazarından, babamın üç beş liralık kese kağıdıyla aldığı Oradan küçük, sıcak ellerime boşalttığı
Başım ağır geliyor ruhuma Düşünceler dağılmış Her yer bataklık, sazlık Kara kara kargalar uçuşuyor ne zamandır Hasretten daha hasret hayallerde ... S..
Ateşime söz basıyorum Yarama sen --- Sense yeni geldin Ve şimdi gidiyorsun --- Kalemim mürekkebe susuyor Dilim sen --- Sen ye..
Karanlık zihnimde elimden tutan kim? Kendimi kendimden koruyan Ruhumu hafifleştirmeye çalışırken, Tam boşluğa adım atacakken Elimden tutan kim? ---- ..
Düşlerimde gördüğüm biraz kaçak, biraz korkak gölge adam Uzaktan beni gözlüyor Ben ona bakıyorum Kimi görsem sen sanıyorum ---- Gün,..
Yanlış rüyalarda sabahlamayalım O gök gözlü mürekkep, gökyüzüne aşık Methiyeler düzecek kadar dönemeyen, beceriksiz dilimiz... Susar Yalnızca izleriz... ----..
Mürekkep koyusu ruhum, Ebru teknesindeki su gibi hayata Gözüm rüyaya Başım taşa düşüyor ---- Al al olmuş yürek Namludan duman tüter Zihnime ı..
Asılıyorum düşen her bir yağmur tanesine İpil ipil iniyor gökten tenim; toprak yeryüzüne Asılıyorum her bir tanesinde Nefs-siz Nefessizim... ---- O k..
Duruldum bin hayat sonra Başucumda çığlık çığlığa bağırıyor yaşlı anka Hafifim ruhumu gezdirdiğim uçuk zamanda ... Gökyüzü ne kadar da karanlık Korkuyorum