yolculuk vakti gitme zamanı derim hep yine de ne gidebilirim ileri ne de dönebilirim geri hangi trene bineceğini bilmeyen yolcu âsi bir kara yelin el..
vururken saat son tiktağını kanadıyla saramadı dünya acıyı sözün büyü(sü)cüsü mavi ışık sönmüştü dünya değirmeninden uçup gidemeyen kanadı kırık, ürkek güv..
inceden inceden ağır ağ örüyor yaşlı örümcek belli ki yolun sonu son istasyon ağ tamamlanınca bitecek o yüzden ağırdan alıyor yolunu Hâ..
mahzun/ masum değil artık bakışı kahırlar yağdı üstüne derin oyuklarında ne yana vursa başını bir karanlık yırtılırken bin karanlık çıkıyor içinden sin ve ..
/dört başı mamur olmazlar silsilesi ve avaz avaz sessizlikteydi yaşam/ * üç çocuk, anayla baba saadet duygusundan yitik, beş insan son yaprakları da düşmede ..
bidünya toz arasında tek onun kokusu anlamsız/ değersiz/ savrulan masa sandalye, kap kacak, kilim bir ulumanın içinde yuvalanıyor ölüm dumansız tütüyor ateşi ..
hayat boyu zemherimi kendim kardım ellerimle iğneyle kuyu kazdım kör karanlıklardan çıkarken * yalanın içinde doğruyu gören gözdü gözüm içimi dolduranlardan taşan hü..
/d/üşüyorum gözleri kararmış günün içinde keder kokan akşamlara gömülüyorum…/ * yalnız kuşlar mı takılır ökseye sen, ben, o/ biz, siz, onlar hepimize yetecek..
/zar tutar zaman görmezsen, o olur hep kazanan bir kelebek, tırtıla dönemez yeniden/ son limana yaklaşıyor gemi doldur boşalt..
her köşede üç kâğıtçı /lar bu günden yarınları tutmuşlar oku oku onca yılı mürekkep yala durmadan durmadan dirsek çürüt verdikleri tek kâğıt onlardan iki eksik bir işe ..