O bana yeni bir dil öğretiyor. Daha önce hiç bilmediğim bir dil... Bana öğretirken doğuyor tüm sözcükler ve O, hem öğretmen hem öğrenci oluyor benimle, tıpkı benim onunla olduğum gibi. Kimse anl..
Bir fotoğrafı var elimde. Gecenin bir yarısı, bir kıyıda oturmuş. Saat kimbilir gecenin kaçı. Öyle yorgun ama bir o kadar da huzurlu... Gözleri kapalı çıkmış. Uyku ile uyanıklık arasında bir yerde dur..
Hayatı "bu bardak, bu ağaç, bu kahve, bu çiçek, bu bir köpek, bu elim, bu başparmağım, bu bir adam, bu bir kitap" diye algılayan biri ile hayatı "bu bir bardak; kırmız şarap içmiştik onunla, bu ağaç; ..
En fazla 6 yaşında olmalıyım. Ah çocukluk, masumiyet ve gerçek aşk... Ne kadar zamandır anımsamıyordum onu. Oysa unutulacak birşey değil ki... Anılarımıza vefasız mıyız nedir? Ya da büyümek geriye itm..
Çok sular aksın bu köprünün altından çok. Yağmurlar yağsın üzerine ve sonra kar... Mevsimler gelip geçsin, gün parlasın, yaprak düşsün yaşlı bedenine. Ve öyle dursun şu koca hayat içinde, minicik. Öyl..
Bitmez sandığın her acı dünyanın kayıtlarında kısa bir film, kendi derinin parçası sandığın her insan yabancı oluyor bir zaman sonra. Şaşıp kalıyorsun kendi geçmişindeki filminin renklerinin soluşuna ..
Günün birinde, bir adam ipek bir mendil üzerine koyu kırmızı harflerle bir kelime yazdı: Aşk. Ve onu rüzgara savururken ardından acıyla şunları söyledi: "Bu kelime, bulanın ellerine, gözlerine, kalbin..
Ben her sabah kirpik diplerime çekiyorum seni. Gözümün kavisinde uyuyor oluyorsun daha. Kırpmıyorum gözlerimi uyanırsın diye. Sabah mahmurluğuyla gözümün bebeğine sarılıyorsun.Ben her sabah sa..
Dedim ki;Meraklı bir çocuk gibi yüzün, kendi öz çocuğum gibi sevdiğim. Şefkatle ve sonsuzca, düşünmeden ve beklentisiz... Dedim ki;Gökyüzündeki binlerce yıldızın ortasındaki ay..
Sokaklarda biraz umudunu kaybetmiş, biraz bezgin ve bedbin, biraz inançları sarsılmış dolaşıp dururken ve o kalabalığın içinde bir yaprak gibi yol alırken ama bir o kadar da o yaprak kadar yalnızken, ..