Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
18 Mart'ı Zafer günü olarak armağan eden, vatan toprağını kanlarıyla sulayıp bize emanet eden başta büyük önder Atatürk ve silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi saygı ve rahmetle ve özlemle anıyoruz. Mekânları cennet, ruhları şad olsun...
Değerli yazanımız Hakan Şahin 56. Bölümde kimi arayacak dersiniz? İnanın ben de bilmiyorum! Merak ederseniz sayfasına konuk olmanız yeterli olacaktır! Genç yazanımıza kolay gelsin diyelim; bizlere neler anlatacak dinleyelim ve tabii aradığını bulması için ona yardım edelim! 55. Bölümde katkılarını esirgemeyen arkadaşlarıma ve sevgili Hakan Bey'e candan teşekkürler! Selamlar saygılar.
Dede olan Talip Bolukbasi mi ? Ahmet dede ve Talip dede...ne guzel ...hayirli ugurlu olsun .
Değerli ve duyarlı blog yazarları dostlar, Çevreci, sosyolog yazar ''Sahipsiz Gezegen''nick'li Akın Tekin beyin. Gündelik Yaşam katagorisinde yazmış olduğu ''İşsizlik'' adlı bloguna bir göz atmanızı tavsiye ederim. Saygılarımla..
sevgili MB yazarları. internet üzerinden halk oylaması esasına göre yapılan webeste online müzik yarışmasında finale kalan ve ilk sıralarda bulunan Seringel adlı parçamı dinlemenizi ve uygun gördüğünüz takdirde oylamanızı rica ediyorum. www.webeste.com / pop kategorisi / Okan Ünver / seringel... bu hayli kişisel notla vaktinizi aldığım için şimdiden özür... sevgi ve saygılarımla...
Bilemiyorum ama, belki bulaşıcı olabilir diyerek günce sayfalarındaki olası aday arkadaşlarımızı uyarmak istedim. Yakın zamanda Talip Abi, "dede" oldu, ardından Ahmet Balcı. Bugün telefonda konuşurken, sesi pek keyifliydi Talip Dede'nin, iyi bir şey sanırım ama yazmadan geçemedim. Serde sağlıkçılık var ne de olsa:) Sevgili dedelere ve torunlara uzun yıllar, birlikte doğum günleri kutlamalarını diliyorum. Ama benim doğum günüm arada kaynamasın lütfen! Şunun şurasında kaç gün (:dört:) kaldı zaten:)))) Sevgiler, bebişlerden yansıyan mavilerle.
Sayın Talip Bölükbaşı'nın THK bünyesindeki ''Genç Kanatlar'' için hazırladığı ''Kişisel Gelişim ve Havacılık'' konulu sunum bu cumartesi (13 Mart 2009) saat 14 de ''Ulusal TV'' de yayınlanacak. Değerli yazarlarımızın izlemekten keyif alacaklarını düşünüyorum.
Düşündüm de... Bizim en büyük eksiğimiz ne biliyor musunuz. Güne başlarken birbirimizi selamlamamız, günaydın demememiz. Bundan böyle her ne olursa olsun güne günaydınla başlamaya ne dersiniz? İşte ilk adımı ben atıyor ve çok güzel bir şiirle günaydın diyorum sizlere. Günaydııınnnn. /Dostlara günaydın, / Sevgiye sevgi katmak için yola çıkanlara günaydın. / Dünyaya ışık veren renklendiren güneşe günaydın. / Uyuyanlara çalışanlara koşanlara emekleyenlere günaydın./ Gülenlere ağlayanlara somurtanlara günaydın./ Sevgililere düşmanlara kin besleyenlere günaydın. / Gönlü güzellere yüreği kocamanlara günaydın./ Dağa taşa kurda kuşa günaydın./ Emekçiye, alınterini katık yapanlara günaydın. / Şairlere bahçedeki saksıdaki çiçeklere günaydın./ Sevenlere sevilenlere ayrılanlara terkedenlere günaydın./ Günaydın yokolmuşluğum,günaydın sahte varoluşlar. / Günaydın güzel insanlar,günaydın aydınlıktaki karanlıklar./ Günaydın güzellikler,günaydın sahtelikler./ Gönlü sevgi dolu dostlara günaydın./ Dostluğu dost gibi bilenlere günaydın./ Günaydın güzelliği sevgi ile yoğuran insanlar./ Şiir: Adnan Çakır
Değerli arkadaşımız Mudo umarım iyidir.Sevgi ve saygılarımı sunuyorum kendisine.
Ne milli bayramlarda, ne dini bayramlarda, ne de törenlerde şehirler bu denli bayraklarla donatılmamıştı. Önümde annesinin elinden tutup giden çocuk, durdu. Bir üre çeşit çeşit bayraklara baktı. Annesi de önce çocuğa, sonra yukarıya çevirdi başını. Şehrin girişinden çıkışına kadar cadde ve ara sokaklar parti bayraklarıyla donatılmıştı. Bu soğuk günlerde yüzünü yeni gelin nazıyla gösteren güneş değil, ışınları bile zor süzülüyordu aralarından. Çocuk sordu: -Anne, bu bayraklar neden çook?" -Mecliste düğün olacak oğlum.