Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
Sn. M. Talip Girgin'e... Kolayı var, Talip Bey. Baterist Metin kardeşimizden bir yarışma düzenlemesini rica ederiz. İsteyen, "ever green" olduğuna inandığı bir (iki ya da üç) yazısıyla yarışmaya katılır. Recycling'i mümkün olmayan, özgün ve anti-aging şırıngalı yazılardan oluşan kapı gibi bir liste çıkar ortaya, eminim. MB'un GERÇEK VE ARZULANAN YÜZÜ'nün bir fotoğrafı da ortaya çıkar böylece. Bu, Metin Bey için büyük külfet olur, biliyorum. Sadece şey olsun diye aklıma geliverdi. Selam ola.
Merak ettim Ahmet Bey "kimden" ses bekliyor? Bu isteğinin muhatabı kim? Yani Ahmet Bey diyor ki, tüm yazılanlar silinsin benim yazdıklarım kalsın!:) Çünkü Ahmet Beyin yazdıkları güncelliğini devamlı koruyor! Beni her zaman rahatsız eden konu ise şu olmuştur; neden insan sadece kendi sayfasına hükmetmekle yetinmez? Neden başkalarına birşey empoze etmeye çalışır; bir adım öne çıkmak içinmidir. MB satılık var mı alan? Saygılar...
Sayın Ahmet TOPTAŞ'IN önerisine katılıyorum, destekliyorum. Örneğin benim hayalim eskimeyecek yazılar üretmek, becerebilirsem...
Milliyet blog'da genel seviyenin yükseltilmesi için; Blog ve makaleler arasında 10-15 sene süresince güncel ve geçerli kalabilecek olanların belirlenmesi çağrım olmuştu, hiç ses seda gelmedi.
M.B ailesindeki tüm anaların, yurdumun dağında ovasında evlat yetiştiren tüm anaların ve tabii benim güzel anamın anneler günü kutlu olsun, aydınlık yarınlara evlat yetiştirme emeği veren her anneye engin sevgi ve selamlarımla..
Herşeyden fazla saygıya layık annelerimiz, sizlere, ayaklarınızın altına vadedilen cennetten daha anlamlı bir hediye veremediğimizden, hepinizi annem kabul ederek sadece mis kokan ellerinizden öpüyor ve "anneler günü"nüzü kutluyoruz. Haklarınızı helal ediniz. Edermisiniz? Elbette edersiniz, hangi ana, evladının azap ateşiyle yanmasını düşleyebilir?
BUGÜN 3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ… Bugün dünya basın özgürlüğü günü ülkemizde basın özgürlüğünde sınır tanımayan bir serbestliğe sahip. Başbakanımız bile boşuna açıklamadı Türkiye’de basın ABD den bile daha özgür diye… İşte sonuçları da ortada zaten ABD basın özgürlüğünde sıralamada 22. durumda ülkemiz ise 112. durumda 196 ülke arasında… Fakat bu sonuçlar tamamen yanlış anlama kurbanı sonuçlar… Bizim ülkemizde çok çalışıp halkı bilinçlendirmeyi görev edinen basın mensuplarına kampanya dahilinde hediye edilen Silivri Tatil Köyü kampı projesi jüri üyelerince yanlış anlaşılmış olacak ki, bunu basına kısıtlama var diye değerlendirmişler. Diğer tarafta medya taraftı taraf değildi tartışmaları da tamamen yanlış anlaşılmaktadır. Denizfeneri ile aydınlanan medya gurubu devlet tarafından teşvik edilmiştir çünkü bu gurup içine düştüğü krizden kurtulup elektrik faturalarını ödesin de Ampulle aydınlanma dönemine geçerek çağa uygun hale gelsin istenmiştir. Yandaşlık bunun neresinde… İşte bu yanlış anlaşılmalar ülkemize basın özgürlüğü konusunda puan kaybettirerek ülkemizi Kongo, Etiyopya, Rusya gibi ülkelerle aynı kategoride olurken Avrupa sıralamasında ise en sonuncu duruma gerilemiştir. Romanya bile 70. olurken ülkemiz 112. sırada yer almıştır. Ayrıca bölgemizde basın özgürlüğü konusunda en hızlı gerilemeye yani basına baskı kurmaya başlayan ülke olarak ta ülkemiz ilan edilmiştir. Şu yanlış anlamaları yok mu? Dünya devletlerinin bizi ne hallere düşürüyor. Silivri Tatil Köyünde kampta olan bütün basın mensuplarının günü kutlu olsun… Burçak YAZICI
Blog emekçilerimiz..Tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı kutlu olsun. Daha mutlu, daha özgür, refah içinde nice sağlıklı bayramlara..
Mesut Selek dostumuzun son yazısına bir yorum yazmak istedim, olmadı. Kepenk kapatmış. O halde buradan yazayım: Hocam. maliyeti üç beş Dolar daha fazla olsa da, bu İzmir-Ankara kanalını Mersin'den de geçirmek... Olamaz mı? :-)
Aydınlık bir gün; bugün 23-Nisan!.. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun!.. Bugünün aydınlığı memleketimde her daim sürsün. (Olduyla öldü birdir çare bulamazsın derler ya hani, geçen yıl tam da şu sıra Siirt’te ilköğretim öğrencilerine yapılan tecavüz olayı karartmıştı günümüzü. Aradan bir yıl geçti, çare bulundu mu dersiniz? Bilen var mı? Siirt’te olan ya da ordan haberi olan varsa lütfen söylesin. http://blog.milliyet.com.tr/Duvara_carpmak/Blog/?BlogNo=239876 )