​ Milliyet Blog: İnternet günlüğü, e-günlük, e-günce, Türkçe blog, weblog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Seyir Defteri

Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!

 
 

Hep veda etmek yüreklilere düşer... İbrahim Kaya güle güle demek istemiyorum sana. Yüreğini koyduğun, toprak kokan, insan kokan yazılarını bekliyor olacagım. Sevgilerimle... Öğrencilerini sevgiyle kucaklarım... SAYFANIN BOYNU BÜKÜK....

ay.şe14.09.2007
 

MB ailesi, hepinizin ramazanını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.

Mustafa Mumcu14.09.2007
 

Sevgili Tijhal'in merakını gidermesi için açıklama: Mustafa Gülek kardeşimizin üzülmesine neden olan blogu yazan kişi Pirmete kardeşimizdir. Kendisi bu sitede sevilen, sayılan birisidir. Bence hemen karar vermekte biraz acele etmişsiniz. Mustafa Bey biraz alıngan davranmış olamaz mı? Zira toplantının ertesi günü sevgili Pirmete bey ile ben İzmir Saat Kulesi önünde buluştum. 1 saatlik görüşmemizde bana defalarca Mustafa Gülek Bey'i methetti. Toplantının yıldızı olduğunu söyledi. Blogunda onu esprili bir şekilde methederken yanlış anlaşılmış. Bir gün sonra bana telefon ettiğinde bu açıklamayı yaparak, üzüntüsünü belirtti. Duyduğu üzüntüden dolayı blogunu da geri çekmiş. Artık Türk insanı da her şeye alınmamasını öğrenmeli. Ben de duygusal ve alınganım. Ama olmuyor işte. Her şeye alınarak hayatı kendimize dar ediyoruz. Birbirimizle konuşmaya, yazışmaya korkacak mıyız? Tahammül etmesini ne zaman öğreneceğiz? Burada Mustafa Bey'i hedef aldığım düşünülmesin. Kendisini tanımam, görmem. Bir art niyetim de yok. Ama Pirmete'nin blogunu yazmadan önce, bana methederek göklere çıkardığı Mustafa bey, Pirmete'ye darılmış. Burada bir terslik var. Saygılarımla.

Sayın Mustafa Gülek ZADİG'e! Geride kalan ne bilir ileriyi? Ölümsüzlüğü keşfetmek, ölümü kabul etmektir. İşte sırf bu yüzden o gün dedim ki kendime ''Benim adım ölümsüzlük'' (bre çingene) Aslında bunu ne zaman mı keşfetmiş olmalıydım? Doğduğum gün. Ama bebek hali işte, düşünemedim o gün abi... Ama büyüdüğümü zannettiğim gün, öğrenmiş oldum.. Şükür ettim halime ve düşündüm o an, bin bir türlü insan halini.. Yani ölümsüzlüğü keşfettiğim tarihle, doğum tarihimin, (11.07.1960) aslında, aynı zaman dilimine denk geldiğini anlamıştım.. Çünkü herkes gibi bende, farkında olmasam da gün sayıyordum.. Nereye mi? Nereden geldiysek oraya tabiki de.. Ne zaman mı? Burası çok zor... Zamansızlıklar içindeyim.. Çünkü; içimdeyim.. ''Ölüm Gölgem Gibi!'' Gök gürlemedi Şimşek çakmadı Sessizlik neyin nesi? Zaman Çarmıha mı gerildi? Ağlayıp hıçkırıyor Nefesi nemli Hırçın çığlıklar Gözlerimden süzülüyor Yine sessiz bulutlar.. Ölüm gölgem gibi Ardım sıra geliyor... Tarih 14 Aralık 2004 Zamanı / Geride kalan ne bilir ileriyi? (SR) Sayın Mustafa Güleg Zadig, ZADİG WORLD http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=680297 Ölmenin çok kolay, yaşamanınsa çok zor olduğu bir dünyada yaşadığımı fark edeli uzun yıllar oldu.. Efendim. Sizin için! Allah'tan olan ''her şeyin'' hayırlısını diliyorum.. ''Melekler ''sağlık ve huzurla'' yüreğinizden öpsün.'' Sevgim saygım ve kabul olan hayır dualarımla sizi ''sonsuzluğa kadar'' selamlıyorum dost.. Görüşmek dileğimle... Kim mi? ''Sizden biri'' Sabiha Rana..

cahit karaç13.09.2007
 

İÇİMİZDEKİ SOLMAYAN ÇİÇEKLER; SEVGİ... Herseyden önce kalbe bağlı gönül işidir, Onun iyilik halidir. Yaratılıştaki insan fıtratına bağlı ruhi olgunluk hali oduğundan akılla yaşanır. Doğal ruh bağlı olgunlaşma halidir. Onun için insanın duygu ve hislerini geliştirilip olgunlaştırılması gerekir. Onun için insan ruhunun doğal ruha uyum sağlaması gerekir. Doğadaki tüm güzellikleri hissedip yaşaması gerekir. Onun için akli ruhun kendine çeki düzen vermesi gerekir. SEVGİ, Bilgidir, inançtır, içtenliktir, saflıktır, arı duru temiz olmaktır. Işıkta yaşayıp karanlıktan kaçmaktır. Kaçarken "hak"la buluşmaktır. Doğruluk, dürüstlük, samimiyettir. Adaleti gözetmektir. Hayatı kolaylaştırmak için çalışkan ve paylaşmacı olmaktır. Duymasını bilmektir. SEVGİ; İçselliktir. (Duyup, hissedip, hissetmektir.)Bakmaktır. Bakıp bakıp seyretmektir. Seyrederken hayal kurup, düş görmektir. Dokunmaktır. Her dokunuşta koklaşmaktır. Dokunup koklaşırken benlikten geçip yanıp yok olmaktır. Çünki bakan göz ısıtır. Tutan el tutuşur. Söyleyen dil yumuşatır. Erir, eritir. Her bakışta her dokunuşta her muhabbette yürekler bir edilir. Kin, nefret silinip yok edilir. Hak huzurunda haklar bir bilinip helal edilir. Düşmanlıklar kalkar, kardeşlik, dostluk tesis edilir.

nilgun13.09.2007
 

Sevgi acıları, kırgınlıkları duru bir suyla temizlermiş... Coşku ile akan ırmağa Tanrı set koymazmış... Ölüme, acılara, kırgınlıklara karşı inandına sevgi ve güzellikler...Nilgün Ok(nilgun)

Fatma Köse 12.09.2007
 

Sevgiye,barışa,insanlığa en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, Ramazan ayının tüm insanlığa ve MB. ailesine sağlık,huzur, kardeşlik ve sofralara bolluk getirmesini dilerim.Kutlu ay,kutlu olsun!

Mustafa Mumcu12.09.2007
 

Hasta olmadan sağlıklı olmanın kıymetini, hapishaneye düşmeden hür olmanın değerini bilebiliyor muyuz? Ne mutlu bilenlere. İşte onlar yaşamdan zevk alanlardır.

tijence11.09.2007
 

Sevgili dostumuz Zadig'i üzen, canını sıkan bir blog yazılmış. Fakat geri çekmiş olmalı ki ben bulamadım kim olduğunu. Böyle kırıcı sözlerle insanları üzen kişinin şimdiye kadar hangi değerlerini ve güzelliklerini bizimle paylaştığını merak ediyorum doğrusu. Paylaşım için buradayız diyoruz ama kendi sevgisizliğimizi ve mutsuzluğumuzu yansıtan paylaşım, paylaşmak değildir.

sedataydın11.09.2007
 

Konu olsun Akıl dolsun. İçeriksiz yazılar tartışılmalı. Hava açtı kalbim boştu yapayalnız bir kıyıda olsam. Veya yagmur yagdı efkar bastı ahhh bir sevgili bulsam. Patron sinirli canım sıkıldı halbuki alışveriş yapsam. Gibi hiçbir içerik taşımayan yorum bulunmayan orta son sınıf günlüklerinden uzak nice bloglara.