Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
Sözcüklerin gizemini keşfeden dostlarim... Bir çok kere nereye neyi, ne zaman yazacağımı başaramadım. Aslında burayı çok sevdim. Ama acemilik benimkisi işte. Bundan sonra dilerim başarırım. Duygu dolu yüreklere selamlar. Akdevrim. 03.08.2007. İstanbul.
Merhaba. Ben bir blog yazarı mıyım? Ne yazık ki kendimi blog yazarı olarak görmüyorum. (Kim bilir belki ileride süslü cümleler kurmayı ve duygularımı daha rahat anlatmayı becerebilirim) Henüz 1 haftadır Milliyet Blog'a yazılar yazıyorum. Buraya ilk baktığım gün, "evet" dedim kendi kendime, "belki buradan insanlara daha rahat ulaşabilirim". Nitekim çalışmalarımı blogda yayınladığım zaman hiç ummadığım bir ilgiyle karşılaştım. Günlük ortalama 300 kişinin yazdıklarımı okuması beni inanılmaz mutlu etti. Önceleri emin değildim ama artık eminim. Bloglar aynı zaman da bilginin paylaşıldığı ve paylaştıkça çoğaldığı yerlerdir. Teşekkürler Milliyet Blog, teşekkürler Milliyet Blog okurları ve yazarları.
Benim sermayem, yazdığım, çizdiğimdir. Şimdiye kadar bedava yaptık. Bundan sonra, para verseler de, FARKETMEZ!
Milliyet Blog'a katılmamın en büyük destekçisi Solohan olmuştur. "Yahu gel sende yaz işte. Her zaman iş için yazacak değiliz. Bir de kendimiz için yazalım" dedi. Ben de bloga girme kararı verdim. İlk yazımı yazdım. Bloglama bir şekilde gireceğimi düşündüm ama olmadı. İlk yazım reddedilmişti. Uzun zamandan sonra reddedilme duygusunu yaşamıştım. İyi ki beni o gün reddettiniz sayın editörlerim. Reddedilmenin eziklik olmadığını, bir kamçı olduğunu bilmesem şu an bu yazıyı yazamıyor olurdum. Tüm blog kalemşörlerine sevgiler...
Buraya geldiğimde ve ilk yazılarımı yazdığımda insanlar beni okumaz diyordum..Bugün baktığımda ise beni devamlı okuyanların olması çok şaşırtıcı geliyor...İddialı değilim olamam da...Çünkü ne bir yazarım, ne de çok yetkin biriyim...Yalnızca paylaşmak duygusu ile hareket ederek yazıyorum herşeyimi... Milliyet Blog gerçekten kaliteli bir yer...Yazılar da yazanlar da kesinlikle özenliler...Umarım büyüyüp daha iyi işler yapar ve kendimizi çok daha geliştiririz... Saygılar...
Hayır, Duru dal hanımın tespiti az yerinde. Blogarımızı okunma telaşıyla, ya bir gün okunmazsa düşüncesiyle yazmalıyız. Hedef kitle ilgisi yazarın umurunda bile olmamalı. Okuyan okusun, okumayan çöpe atsın, bize ne! Ama yazının kişiselliği de yazarın mal varlığıdır. Mal varlığı olmayanlar yazmasınlar. Ben şahsen her çorbaya tuz olan insanları değil de onların yazdıklarını okurum. Tuzu çok fazlaysa biraz ılık su ilave ederim. Odağa alınan yazı yelpazedeki yazıdan daha değerlidir. Çünkü yelpaze sallandıkça yelpazedeki yazı da sallanır ve değerleri yerlere düşer.
insanlar yazılarla kendilerini ifade edebiliyolar ve bu yazılarında insanlara ulaşması müthiş bir duygu mükemmel bir sayfa bize böyle bir imkan sunduğunuz için teşekkür ederim
Son derece yararlı ve blogcuların fikirlerinin sergilendiği demokrasi platformu olarak görüyorum. Saygılarımla. Ahmet Üveysi İlhan
Tahmin ettiğimden daha kaliteli. Geç kalmışım tanışmakta diye düşünüyorum. İdareci ve çalışanlara ve benim gibi misafirlere sevgi ve saygılar. Ama ev sahibi biziz herhalde.
Evet. Duru dal hanımın tespiti çok yerinde. Bloglarımızı okunma telaşıyla değil ama bir gün okunur olabilme umuduyla yazmalıyız. Tabii ki hedef kitle ilgisi yazarı geliştiren bir etken ama yazının kişiselliği de yazarın varlığıdır. Bu yüzden her çorbaya tuz olan insanları okumak istemem. Nitekim onları tanıyamam, fikirlerini duyumsayamam. Odağa alınan bir yazı işte bu yüzden yelpazedeki yazıdan daha değerlidir ve bu yüzden alkış alır...