Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
Iste sonunda herkesin fikrini ozgurce dile getirecegi mukemmel bir bilgi platformu. Tartismaya acik, halkin dilinde halka sunulan fikirler. Herkesin emegine saglik. Cok guzel ve farkli bilgiler paylasiliyor. Sanirim burayi guzel yapan da essiz olusu. Sevgiler...
Anadolu toprakları binlerce yıldır en iyi okullara ev sahipliği yapmıştır.Burası bir okuldur.Milliyet gazetesinin yanan eğitim alevinin(aydınlanma adınadır), sayın Abdi İpekçi ve tüm basın Şehitlerinin huzurunda ve denetiminde dersler vardır.Şekspir yaşam bir oyundur derken eksik bir tanım yapmıştır(en iyi tanımı arıyorsak eğer).Tamı şudur:Yaşam bir okuldur.Bu okuldan mezun olunmaz çünkü kimse mezun olmak istemez.akdenizli kim mi;akdenizli herbirinizin düşüncelerinden bir parça.bende sizdeyim...
Milliyet blogla tanışmama eşim vesile oldu. Bana yaptığı en büyük iyiliklerden biridir bu. Blog yazarlığı beni tahminimden de çok mutlu etti. Kendimi daha çok beğenmeye başladım. Boş vakit geçirmek tarih oldu artık. Bu arada benim bir tespitim var. Hiç dikkat ettiniz mi? Büyük gazetelerdeki köşe yazarlarının yazılarını bir takip edin. Tesadüf diyesim var ama bazen tesadüfü aşıyor. O da şu; Biz bloggerların burada yazdığı mevzular hakkında yazılar yazılıyor. Yani ben bazılarının buralardan fikir aldığını düşünmeye başladım. Sıkı bir takip edin siz de yazdığınız bir yazının benzerini görebilirsiniz her an bir köşede. Eee her gün bir konu bulup yazmak ve o işten para kazanmak kolay olmasa gerek. Herkes adına teşekkür ederim Milliyetblog'a.
Kutap okumak büyük bir tutkuydu çocukluğumdan beri, çok okudum, okudukça mutlandım, ufkumu genişlettim... Yazmak ise hep istediğim ama bir türlü cesaret edip de yapamadığım hayalimdeki bir tutkuydu birkaç ay öncesi Milliyetblog'a üye olana kadar... O cesareti aldım blog ailesinden ve hayatımda bambaşka bir sayfa açıldı. Kelimeler yetersiz duygularımı anlatmaya, çok isteyip ama yapamadığınız bir işi başarmanın keyfi nasıl anlatılabilir ki... Amatörce başladım ama öyle bir aşka getirdi ki Milliyetblog beni, ilerisi için de umutlanır oldum... Binlerce teşekkürler bu imkanı benim gibi amatör yazarlara verdiğiniz için... Ve teşekkürler içimde kalan bu tutkuyu gerçekleştirdiğiniz, bizleri bu aileye kabul ettiğiniz için...
Meğer uzun zaman aradığım buymuş! Kaybettiğim beni bulmuş gibiyim...
Blogla tanışınca internete bakışım tamamen değişti. İnternette seyirci olmanın ötesine geçilebileceğini, internetin tv benzeri birşey olmadığını, kendi dünyamı yaratabileceğimi anladım. Bu gerçekten hala şaşkınlık duyduğum bir durum. Blog deyince aklıma doğal olarak hep günlük gelirdi. Diyordum ki internet sayesinde bugün ne yaptığımı herkesle paylaşabilirim. Bunun bir adım ötesini, her türlü derli toplu düşüncemi paylaşabileceğim ve aynı konularda başkalarının açılımlarını takip edebileceğim bir yeri pek düşünmemiştim. İlgi alanlarımla ilgili yazılanları, hala Milliyet Blog'u ilk keşfettiğim zamanki kadar merakla bekliyorum.
6 ay öncesini hatırlamaya çalışıyorum, Milliyet Blogun o ilk yayına başladığı zamanları. Ne kadar az kişiydik blog yazarı olarak.Herkes birbirinin yazısını hemen okuyor, yorumları ardı ardına sıralıyordu.Yayın ekibi de bitmeyen enerjileri ile kullanıcıların her türlü sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyordu.Milliyet Blog ailesinin içinde yer almak demek; gün içinde farklı yerlerde bulunan aile üyelerinin akşam yemeği için aynı masada buluşması gibiydi, herkesin anlatacak çok şeyi vardı. Şimdi blog ailemiz daha da büyüdü...Çok farklı konularda bilgi sahibi olan, yaşadıklarını paylaşan, yeri geldiğinde birbirini eleştiren ama saygısını hiç kaybetmeyen kocaman bir ailenin fertleriyiz artık.Bir masaya sığamasak ta, aynı coskuyu farklı masalarda oturarak, anlatılanları tebessümle dinleyerek yaşıyoruz. Milliyet Blog sitesini bizlerle buluşturan ve devamlılığını sağlayan tüm proje ekibine, yazılım&tasarım ekiplerine çok teşekkürler.