- Kategori
- Güncel
AB´ye girerek ancak Avrupa firmalarının açık pazarı oluruz

ŞEKER İŞ GENEL BAŞKANI İSA GÖK BURDUR'DA ..
AB´ye girerek ancak Avrupa firmalarının açık pazarı oluruz
´Özelleştirmeler karşısında en iyi mücadeleyi Şeker verdi; gene veririz; ama mücadele etmediğimizi söyleyenlere şunu söylüyoruz: Alanlara 15–20 kişiyle değil yüz binlerle çıkılmalı´
Burdur Şeker Fabrikasında Şeker İş Şubesini ziyaret eden Şeker İş Genel Başkanı İsa Gök, fabrika işçi yemekhanesinde işçilere hitabetti. Tabandan gelen sendikanın eylemsizliği ile ilgili baskılara cevap veren Gök, sektördeki oyunları, tuzakları uzun uzun anlatarak özelleştirmelere karşı en sert mücadeleyi Şeker işçisinin yaptığını, birkaç kez özelleştirme hamlesini püskürttüğünü ama gene de özelleştirmeleri durdurmanın mümkün olmadığının altını çizerek sendikalarının gene mücadele bayrağını kaldırabileceğini ama öyle 15–20 kişiyle değil on binlerle meydanlara inilebilirse kendilerinin bu mücadelenin yanında olduğunu belirtti.
Şeker İş´in düzenlediği toplantıda Burdur Şeker işçilerine seslenen Şeker Genel Başkanı İsa Gök, yıllardır mücadele ettiklerini, mücadeleden asla korkmadıklarını, Şeker işçisinin sadece kendisini düşünerek mücadele etmediğini, üreticinin, nakliyecinin, besicinin de çıkarlarını kolladığın ı, mücadelede bu kesimleri de desteğinin almanın zorunlu olduğunu belirterek şu görüşleri savundu:
´Kendi üreticimizin ürettiği pancardan üretilen şeker yerine 300 Milyon Avrupalının ürettiği nişasta bazlı şekeri biz tüketiyoruz. Ülkemizin mısır üretiminde yeterli olmaması nedeniyle 500 ile 1000 ton Mısır ithal ediyoruz. Ülkemize sokulan nişasta bazlı şeker ile biz kendi kendimizi zehirliyoruz. Kimse nişasta bazlı şekerin ülkemize sokulmasında şeker işçisi kadar mücadele etmiyor. Ülkemizde kola, nişasta bazlı şeker kullanılmasından dolayı okullarda yasaklandı. Bu şeker işçisinin başarısıdır. Sizler de biliyorsunuz, ülkemize gizlice sokulan ve Balıkesir dolaylarında yakalanan çeşitli ürünlerde GDO tespit edildi. Bu konuda tek denetleme mekanizması ise sadece Bakanlar Kurulu.´dedi.
İsa Gök şu görüşleri dile getirdi:
Türkiye´de yeteri kadar pancar üretiminin yapılmadığını vurgulayan Gök, ´buna karşılık ülkemizde yakın zamana kadar şeker stokları bulunuyordu. Bu, nişasta bazlı şeker konusunda ülkemizin tavan yaptığının kanıtıdır. Biz siyaset yapmıyoruz, muhalefet yapmak gibi bir hevesimiz de yok. Bizim muhalefetimiz şeker üzerinde oynanan oyunlardır ve bu ülkenin insanının sağlığıdır.
´Türkiye´de bu zamana kadar gıda sektöründe özelleşmeler hangi sorunu çözdü. Sek Süt özelleştirildi, Et Balık özelleştirildi. Türk çiftçisini üretimden kopardılar. Bu gün Avrupa Birliği´ne girdiğimizi varsayalım ancak biz tarımdaki bu açmazlarla Avrupa firmalarının pazarı oluruz.
´Türkiye´de son zamanlarda çalışanın gazını almaya yönelen eylemler yapıldı. Ses getirmeyen eylemler ile bir yere varılmaz. İşçi, böylesi eylemlerle oyalandı.
´Şeker sektörü yerli katma değer yaratan sektördür. Sektör yılda yarattığı 3 milyar dolar katma değerle 10 milyon insan besliyor. Şeker fabrikalarını benim gibi üç beş kişiye satarak özelleştirirsiniz ancak ortaya milyar dolarlık zenginler çıkartırsın ancak Avrupa´ya dayanacak sektör bulamazsınız.
´Bu gün sokaklarda işsizlerin sayısını artırdığınız zaman ya da şeker fabrikalarını kapattığınızda ekmeğinin derdine düşmüş insanların karşısına polis copu veya bunu bastırmak amacı ile jandarma dipçiği kalıyor. Geçmişte bir Tekel Genel Müdürlüğü ve bu genel müdürlüğe bağlı sigara fabrikaları vardı. Ülkemizdeki şark tipi tütünün yerine şimdi yabancı sigara firmaları, Virjinya tütünü tüketiciye içirmekteler.´
Konuşmasını müteakiben işçilerin sorularını alan İsa Gök, Bülent Kuşan adlı işçinin, şeker sektörünün sadece Şeker işçilerinden meydana gelmediğini, nakliyeden çiftçiye kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini, kendilerinin mücadeleden bahsettiğini ama diğer kesimleri bu mücadeleye katma konusunda ne yaptıklarını sorguladı ve ´örneğin Köylüye destek vermedik, çiftçiyi mücadeleye katabilmek için ne yaptık?´ diye sordu. ´Mazot 4 liraya dayanmış, sesimiz çıkmadı. Köylü traktörünü satmaya başladı, duymadık´ diyen Kuşan, Genel Başkanına, ´siz bize yürüyün dediniz de biz yürümedik mi? Siz bize vurun dediniz de biz vurmadık mı?´ diye sordu.