- Kategori
- Tarih
Abhazlar – Çerkesler III
Bundan evvelki “Abhazlar – Çerkesler II” başlıklı yazımdan aklımda kalan dört çarpıcı şey var; daha doğrusu daha önce bilmediğim ve öğrenmekten hayrete düştüğüm dört şey.
Birincisi Yunanlıların kökenlerinin Kafkaslı olduğu iddaası. O kadar ki, Truva harbinin aslında iki Kafkas kavmi arasında geçtiği ve Truvalıların yenildikten sonra anavatanları olan Kafkasyaya geri çekildikleri gibi. İkincisi, Kafkasların Kafkasya’ya gelmeden önceki tarihlerinde Arabistan’da yaşayan çok kalabalık AD neslinin mühim dallarından biri olması iddaası. Üçüncüsü bugün Ispanya’da yaşayan BASK’ların kökenlerinin Kafkasyalı olduğu iddaası. Dördüncüsü de Amazonların Çerkeslerden, Çerkes kadınlardan ibaret olduğu iddaası.
Bu yazıda da Çerkeslerin Anadolu’ya daha yakın zamanlarda meydana gelen göçleriyle Ortadoğu ve Mısır’da ki Çerkeslerle ilgili alıntıları nakledeceğim.
Abhazya 1578 de Osmanlı eğemenliğine girmişti...1830 Yılından itibaren başlayan Rusların Kafkasya’yı işgal faaliyetleri sonunda 1856 Senesinde Osmanlılar Abhazya’yı terk ve tahliye eylediler.....Kuban ve Abhazya’da sakin ve kendilerine genel olareak Çerkes denilen Kuzey Kafkas kabileleri bir taraftan kahramanca ve vatanperverce özgürlük savaşları yaparlarken diğer taraftanda parça parça Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldılar. Ve bu suretle 1858 ‘den 1864 yılına kadar yüzbinlerce kişi Türkiye’ye göç etmişlerdir. 1864 Senesi Kafkas halklarının en elim bir tarih anıdır. Zira bu sene sevgili vatanlarının Ruslar tarafından istilası kat’iyet kesbetmişti....
Osmanlı saltanatının başlangıç yıllarında da nice Kuzey Kafkasyalı ve bu meyanda Abazalar Anadolu’da meskun idi. Abaza Mehmet Paşa’nın zamanında CELALİLER’in mühim bir kısmını Abazalar teşkil ediyorlardı. Ve Osmanlılar’ın Heredot’u sayılan EVLİYA ÇELEBİ Istanbul’da ki Abazalarda yetişmiş idi.
Arap halifelerinden EMEVİ’ler ve ABBASİ’ler devrinde Arap ordularında birçok Türk ile az miktarda Kafkasyalı Çerkes askerlerin bulunduğu bilinmektedir.....Kafkasya’lı Selahattin-i Eyyubi Gürcüstan’ın Tiflis şehri yakınında bulunan Duvin kasabalı bir aileye mensuptu. Fatımilerin veziri bulunuyordu.Orduyu dirayetle pek güzel idare ediyordu. Fatımilerin son devirlerinde Fatımiler azınlıkta, Selahattin’in kuvveti çoğunlukta idi. Budan faydalanan Selahattin son Fatımi hükümdarı Elmelik Essalihi mağlup ederek Mısır ve Suriye Sultanlığını elinden almıştı. Hutbede de kendi ismini okutmuştu.
1 Mart 1811 Tarihinde Mısır’da Vali Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından büyük bir katliam yapıldı. Tarihin kaydettiği en korkunç ve canavarca tertiplenmiş olan bu katliam Mısır’da bulunan Kafkasya’lı Çerkes memlüklerine yöneltilmiş idi....... Mısır’da Kölemen Çerkes Sultanları diye adlandırılan bir devre mevcuttur. Muhtelif şekillerde ve tarihlerde Kafkasya’dan gelip Mısır’da yerleşen Kafkas kabilelerine mensup kimseler arasında Abhazların da bulunacağı tabiidir..Bunların arasında Sultanlık makamını işgal etmiş olan kimseler bulunduğu gibi muhtelif kademelerde diğer devlet işlerinde izmet görenlerde vardı...
Bu bahsi daha fazla uzatmadan, bundan sonra nakledeceğim dördüncü bölümle bitireceğim. Dördüncü bölümde sadece ismi “İNAL” veya benzeri olan Çerkes (ve belki Mogol) kökenli kişilerden ve onlarla ilgili olaylardan alıntıları nakledeceğim.