- Kategori
- Blog
Açıklama

Son blogumu şu nedenlerden ötürü sildim: acele ile yazılmış bir blogtu ve maksadını aşan cümleler kullandım.
Kişiler ve kurumlar hakkındaki yorumlarım dışındaki görüşlerim aynı olmakla birlikte, sayın Dağlarca’nın şiiri düşüncelerimi anlatmaya yeterliydi.
*
Gün ışır ışımaz, alın yazımız parlar,
Ne alın yazısı, el yazısı be!
Sökemeyiz ki biz, ilkokul aydınlığı bile gösterilmeyenler
Biz, pis yöneticilerin mutsuz kişileri,
Süpürürüz yaban ellerin sokaklarını; pis el, pis yürek!
Sığmazken atalarımız güne, yarına,
Düşmüşüm ben, düşmüşüm ben el kapılarına
Daha üç yüz yıl önce, omuzlarımızda gök yarısı bayraklar
Eğilirdi bu ülkenin burçları uygarlığımıza,
Şimdi ta Bünyan'daki üç çocuk, ağızları açlıkla büyümüş
Şimdi ta Ereğli'deki dört çocuk, gözleri açlıkla iri iri
Alır karanlıklar ardından gönderdiğim kara lokmasını
Sığmazken atalarımız güne, yarına,
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına
Ne duruyoruz be kardeş, aylık bin yeşil mark
Varalım dağılalım kartal Anadolu'dan yeryüzüne
Beyler altın uykularından uyanmak üzere, haydi
yollarını temizleyelim
Al güneşten bile utanmadan; pis el, pis yürek
Sığmazken atalarımız güne, yarına,
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına
<ı>Fazıl Hüsnü Dağlarcaı>
***
Not: Önceki yazıma yorum gönderen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.