​ Adalet mülkün temelidir / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '14

 
Kategori
Futbol
 

Adalet mülkün temelidir

Ve nihayet Fenerbahçe 9. haftada Ersun Yanal'ın takımı gibi oynamaya başladı. Daha maçın başında Kadlec'in ters vuruşu ile yenik duruma düşmesine üsütne bir de penaltı kaçırmasına rağmen ne futbolcuların ne de tribündeki az sayıdaki taraftarın bu maçtan 3 puan alınacağından kuşkusu yoktu. Caner'in yokluğuna rağmen sağlı sollu ataklarla Rizespor defansını ablukaya aldı. Yine nihayet diyebileceğimiz bir gelişme ile ilk 11'de sahaya çıkan Diego tam bir orkestra şefi gibi takımı yönetti. Herhalde Diego'nun bu performansından sonra İsmail Kartal sakat Emre ile haftalardır neden vakit kaybettim diye hayıflanmıştır. Tabi sadece vakit değil çok değerli bir 3 puanı da en önemli rakibine kaptırdı. Neyse umarım İsmail Hoca da gereken dersi çıkarmıştır. Ayrıca bu takımın penaltıcısı Emre yoksa Diego olmalıdır. Üstelik Diego'un bu gole fazlasıyla ihtiyacı varken Kuyt'a penaltı attırmak hiç de akıllı bir tercih değildir. Hem de  Kuyt Fenerbahçe forması ile en çok penaltı kaçıran adamken. Neyse ki devre arasına gidilecekken Kadlec rakip kaleyide boş geçmeyerek artmaya başlayan Rize direncini kırdı.

İkini yarıya ilk yarıda 2 gol 1 sarı kart ile oynayan Kadlec'i çıkararak Sow'u alan İsmail Kartal Topal'ı stopere çekerek hem 3 puanı ne kadar istediğini hem de  G.Saray maçında kırmızı kart görerek 3 puanın kaybedilmesine neden olan Alves'in cezasının devam edeceği mesajını vermiş oldu. 2. devrenin başında rakibin 10 kişi kalması ile bütün riskleri alarak Meirelessi çıkarıp yerine Weboyu alarak çift forvete döndü. Artık tribünlerin ve bir kısım medyanın İsmail Kartal'a olan önyargıları herhalde biter. Ancak bu kadar çok pozisyona rağmen galibiyet golü 80. dakikada nöbetçi golcü Webo ile geldi de Gökhan oyundan çıkabildi. Fenerbahçe'nin artık Gökhan'ın yerine iyi bir alternatifi ya kendi içinden ya da devre arasında bulması gerekiyor. Çünkü şu anda takımda tek alternatifsiz bölge sağ bek. Her ne kadar Kuyt orada oynayabilse de Gökhan'ın performansını o bölge de veremez. 

Bu maçın asıl kahramanı ise İlker Meral oldu. Daha maçın başında iki tane net elle kolla oynamayı görmezden gelerek hem erken gelecek bir farkı hem de rakibin daha 25. dakikada 10 kişi kalmasını engellemiş oldu. Dha sonra verdiği penaltı ve çıkardığı kartlar ne kadar doğruysa sonrasında Emenike'ye yapılan harekete vermediği penaltı da o kadar yanlışdı. Acaba bir maçta 4 tane penaltı verilmez diye bir kural mı var? Eğer böyle bir kural varsa Sadık Deda bu işi bilmiyormuş demek ki.

 
Toplam blog
: 3
: 40
Kayıt tarihi
: 22.09.13
 
 

1972 Antalya doğumluyum. Akdeniz Üniversitesi Isparta Meslek Yüksekokulu Elektronik Bölümü mezunu..