- Kategori
- Şiir
Adana'yı kundaklıyorum

Baharı mı kenti kent mi baharı özlemiş
Her bulutun üzerinde bir damla aşk
Her yağmur damlasında sıcacık bir sevgi
Bu sabah güneş yine kucaklamıştı tüm şehri…
***
Bu kenti yudum yudum sevmeye kararlıyım
Doğmadan sarılmışım renkli pazen çarşaflarına
Çiçek çiçek doldurmuşum ciğerlerimi kokusuyla
Şimdi yeni doğmuş bir bebek gibi “kundaklıyorum…”
***
Yağmuru okşuyor yüzümü, başım dizlerinde
Baharın gelmesini bekliyorum kadınımı bekler gibi
Kulağımda kuş sesleri, kanat çırpıyor sevmelerine
Biliyorum ki iki yürek atıyor bu kentin gecelerinde…
***
Yine bu sabah gecenin yıldızlarına sor dedi güneş
Karanlıkta gerçekler daha da güzeldir kardeş
Giderek dünyanın en güzel kadınına benziyorsa bu şehir
Yere düşüp kirlenmesin diye dostluğu “kundaklıyorum…”
***
Bu sabah elleri sevgi kokuyor “eskimeyen dostlarımın”
Sayelerinde renk veriyorum sevgi bulutlarına
Koyunlar kuzularına gebe kalıyor doyumsuz yeşilliğinde
Avucumun içinde duruyor sevgileri sevdiklerimin…
***
Su buhar olmuş uçmuş bulutlara yağmur olmayı bekliyor
Güneş sen gibi kıskanç, beni kucağına al öp sev diyor
Ama kucağımda sevgin, sabırla dönmeni beklerken
Hasretini yeni doğmuş bir bebek gibi “kundaklıyorum…”
***
Ben sevgi toprağının ülkesinde bir garip Adanalıyım
Dört mevsimli bahçelerinde kışın doğdum büyüdüm
Portakal çiçeklerinden mis gibi kokmayı öğrendim
Limon turunç mandalina ağaçlarından meyve vermeyi…
***
Ah, bu kentin toprağının her zerresinde bir tutum toz
Her kumun altında bir damla deniz, bir atımlık tuz
Kuraklıktan kırılan toprağında “su” olmaya razıyım
Horozların ilk ötüşüyle bu kentte insanlığı “kundaklıyorum…”
***
İşte bu şiir gibi geldik bir Şubat ayının daha sonuna
Bu koca Adanalı bir yaş daha alacak çok yakında,
Ömür tükense mevsim hep güz olsa bile, giderayak
Bir kadının tüm güzelliğiyle “Adana’yı kundaklıyorum…”
Erdoğan ÖZGENÇ