Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
500
 

Adapazar' lı bir çobandan hayat üzerine yorumlar-1.Bölüm

Adapazar' lı bir çobandan hayat üzerine yorumlar-1.Bölüm
 

Bir köy çocuğu olmamdan sebep olsa gerek ne zaman şehir hayatı beni daraltsa kendimi doğaya atmak, ilk aklıma gelen kurtuluş olur her zaman. Adapazarı Istanbul kadar beni sıkmasa da burada da ruhum daralınca kendimi sabahın köründe Sapanca Gölü' nün kıyısında ya da Serdivan' ın hakim tepelerinde şehire yukarıdan bakarken bulurum.

Bugün de sabah kahvaltısından sonra ilk işim Serdivan' ın hakim tepelerine doğru yola koyulmak oldu. Güzel manzalar yakalarım düşüncesiyle fotoğraf makinamı da almayı ihmal etmemiştim. Hakim bir nokta bulunca arabayı park ederek fotoğraf çekme işine başlamıştım. Arabadan indiğimde koyunlarını otlatan çobanı görmüş ve ALLAH' ın selamını vermeyi unutmamıştım. -Çoban varsa ayrılmaz ikilisi köpeği de vardır- düşüncesiyle etrafa şöyle bir bakındım. Öyle ya çoban köpeklerinin tepkilerini önceden kestirmek mümkün olmayabilirdi. Birşey göremeyince değişik açılardan fotoğraflar almak üzere çobanın olduğu tarafa doğru yöneldim.

Çobanın yanına vardığımda küçük yavru kuzuları, koyunları çekmeye başlamıştım. Derken az önceki düşüncemde yanıldığımı anladım. Çünkü sonradan adının -Binnaz- olduğunu öğrendiğim bir köpek sürünün bekçiliğini yapıyordu. Ancak köpek sanki ben yokmuş gibi davranıyor, beni en ufak bir tehdit unsuru olarak görmediğini açıkca ortaya koyuyordu. Bunu görünce sorum gecikmedi:

-Köpeğin benden bir zarar gelmeyeceğini nasıl anladı, bana karşı en ufak bir bakış bile göstermedi?

* Abi o hayvan insanların içini bilir, en akıllı geçinen insanlardan bile daha akıllıdır. Kimden zarar geleceğini, kimden gelmeyeceğini çok iyi anlar. Hele bir anlasın, bırak bir kişiyi, on kişi bile olsan yaklaştırmaz sürüye. Bu hayvan kimlerle mücadale etmedi ki. Ne ayısı kaldı, ne domuzu ama hiç sürüsünü bırakıp gitmedi. Bakma sen küçük olduğuna.

- Kendisi küçük ama yüreği büyük ha..!

*Aynen öyle abi. Aslında bu hayvan bir kangaldır. Ama garip bebekliğinde taşların üzerinde çok kaldı. Çok hastalandı. İğnelerle bu hale ancak geldi. Zaten bize de büyük olması değil, yürekli ve akıllı olması gerek.

-Eeeh ne de olsa o bir kangal. -Asillik ve cesaret yürekte gizlidir.- Yüreği de değişmediğine göre böyle davranması oldukça normal değil mi..!

Gözüm Binnaz adlı köpeğe takılıyor. Sürekli sürüyle beraber, işini çok ciddiye aldığı, sürekli tetikte olduğu uzaklara bakan derin bakışlardan çok net görülüyor. Vakur bir yürüyüşle kendinden emin sürüsünü takip ediyor, sürüden uzaklaşmaya kalkanın nazikçe önüne geçip onu tekrar sürüye döndürüyor.

Derken çoban Ahmet' le muhabbetimiz koyulaşmaya başlıyor. Çoban deyip geçmemek gerek. Her insan bir roman olacak kadar zenginliğe sahip ve her insan bir değer. Dinledikçe yaşadıkları ve tespitleri beni çok etkiliyor. Samimiyeti ve saflığı yüzünden çok net görülüyor.

Devam Edecek..!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3270
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster