- Kategori
- Psikoloji
Adı yok bu hüznün!

...
Garip bir hüzünle dolu yüreğim... Gözlerim...
Tuhaf bir sessizlik içindeyim...
Hüznün dili var mıdır?
Nasıl ifade edilir bilmem... Belli bir nedenden midir yoksa hayatımın bir parçası olarak yermi etmiştir...
Nedir, nasıldir tarifini yapamam ne size ne de kendime.
Belki, uzaklara bakıp bakıp dalmaktır...
Belki, sessizce ağlamaktır...
Belki, nefes alamayıp boğulmaktır...
Belki, sessizce atılan çığlıktır...
Belki, annesini kaybeden çocuğun içindeki devasa boşluktur...
Belki, açılan bir yaranın sızım sızım sızlamasıdır...
Belki, yalnızlıktır onca kalabalıkta biçare...
Belki, aldatılmışlıktır...
Belki de terkedilmişlik....
Yaşamayan yoktur hüznü.Tıpkı gülümsemek, ağlamak kadar olağan elbette... Kimi en güzel mısraları sıralar bu hallerinde.
Ben mi?
Hüznümü bile ifade edemem çoğu kez...
Ağlayamam mesela...
Akarsa gözyaşlarım belki sağalır incinen yüreğim ama yinede ağlayamam işte...
Bir yumruk gelir oturuverir boğazımın tam ortasına soluksuz bırakır ciğerlerimi...
Dermansız kalır bedenim...
Bazen dinlediğim müzik anlatılır acımı, bazen bir ananın feryadı...
Hiç anlamadığım dillerin şarkılarının tınısında bulurum kendimi...
Zamanı gelmişken ve fırsat varken terketmeliyim bu kenti de nereye onuda bilmem.Aidiyet duygusundan yoksun kalmış niceleri gibiyim bende... Sürgün yemiş bu kez yüreğim...
Geçer elbet bu hallerimde bir vakit sonra.Hüznüm geldiyse; hoşgelmiş...Gülümserim herzamanki gibi... Nelere tebessüm etmedim ki...
Tuhaf bir sessizlik içindeyim...
Hüznün dili var mıdır?
Nasıl ifade edilir bilmem... Belli bir nedenden midir yoksa hayatımın bir parçası olarak yermi etmiştir...
Nedir, nasıldir tarifini yapamam ne size ne de kendime.
Belki, uzaklara bakıp bakıp dalmaktır...
Belki, sessizce ağlamaktır...
Belki, nefes alamayıp boğulmaktır...
Belki, sessizce atılan çığlıktır...
Belki, annesini kaybeden çocuğun içindeki devasa boşluktur...
Belki, açılan bir yaranın sızım sızım sızlamasıdır...
Belki, yalnızlıktır onca kalabalıkta biçare...
Belki, aldatılmışlıktır...
Belki de terkedilmişlik....
Yaşamayan yoktur hüznü.Tıpkı gülümsemek, ağlamak kadar olağan elbette... Kimi en güzel mısraları sıralar bu hallerinde.
Ben mi?
Hüznümü bile ifade edemem çoğu kez...
Ağlayamam mesela...
Akarsa gözyaşlarım belki sağalır incinen yüreğim ama yinede ağlayamam işte...
Bir yumruk gelir oturuverir boğazımın tam ortasına soluksuz bırakır ciğerlerimi...
Dermansız kalır bedenim...
Bazen dinlediğim müzik anlatılır acımı, bazen bir ananın feryadı...
Hiç anlamadığım dillerin şarkılarının tınısında bulurum kendimi...
Zamanı gelmişken ve fırsat varken terketmeliyim bu kenti de nereye onuda bilmem.Aidiyet duygusundan yoksun kalmış niceleri gibiyim bende... Sürgün yemiş bu kez yüreğim...
Geçer elbet bu hallerimde bir vakit sonra.Hüznüm geldiyse; hoşgelmiş...Gülümserim herzamanki gibi... Nelere tebessüm etmedim ki...