Afyon'dan yaşama bakış ve farkındalık yaratmak... / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '15

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Afyon'dan yaşama bakış ve farkındalık yaratmak...

Afyon'dan yaşama bakış ve farkındalık yaratmak...
 

11.03.2015

Her beldemiz ayrı bir güzel diye söyler dururum. Afyon ilimizde öncelikli olarak lokumu, sucuğu ile önce çıkmış olsa da termal tesislerinin sağlık turizmine dünya çapında açılmaması büyük bir eksiklik bize göre… Itri bitkilerin tanıtımı konusunda ise çalışmaların devam ettiğini söyleyebiliriz. Dostlar sağ olsun bizleri güler yüzlü ve konukseverlikleri ile karşılıyorlar. Dost sohbetinde kahve içmenin keyfi bir başka oluyor.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu ev sahipliğinde 

Yaşlı bakım teknikerleri derneği ve Dünya Yaşlılık Derneği işbirliğinde Bölgesel organizasyon planlaması; “ Yaşlı Bakım Teknikerliği ve Yaşlı Bakımında Farkındalık” konulu panel  A.N. S. Kampüsü Güzel Sanatlar Fakültesi İbrahim Küçük kurt Konferans Salonunda yapıldı.

Konuşmacılar: Öğr.Gr.. Asuman Yılmazer bölüm tanıtımı ve yaşlılar haftası dolayısıyla bilgiler verdi.  Aile ve Sosyal Politikalar il müdürü temsilcisi Sevgi Aytulun, Bakanlığın çalışmaları ve istatistiksel bilgiler vererek yaşlı nüfusun ileriye dönük olarak daha da büyük rakamlara ulaşacağı vb. konularda bilgiler verdi. Afyonkarahisar İl Halk Sağlığı Müdürlüğü Temsilcisi; Yaşlılarımızın bir ayağı eczanede bir ayağı hastanede olmamalı diyerek düşüncelerini açıkladı.  Yaşlı Bakım Teknikerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Tahir; Yaşlı bakım teknikerlerinin durumu ve hukuki düzenlemeler yapılırsa çalışma şartlarının iyileşeceği ve çalışmaları hakkında bilgiler verdi.  Dünya Markalar Derneği Bşk. Yrd. Kişisel Gelişim Uzmanı Belgin Turan; Yaşlılığı duygu ve sevgi boyutuyla ele alarak, değerlerimizi hatırlattı. Dünya Yaşlılık Derneği Başkanı Umut Çınar ise; Yaşlılıkta farkındalık, Sağlık Turizmi ve organ bağışının önemine vurgu yaptı.

Panele öğretim görevlileri, Sinanpaşa Belediye Başkanı Murat Karakoyun, İllerden gelen Yaşlı Bakım Bölümü öğrencileri, Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu Öğrencileri katıldı.

İnsanoğlu en meşakkatli büyüyen bir varlık…9 ay anne karnında kalması,  ilk yürümeye başlaması, tuvalet eğitiminden tutunda okuma yazma öğrenmesi,  ergenlik dönemi sorunları, gençlik ve orta yaşın öğrenimle- değişimle geçen süreçleri. Nasıl ki yaşamın diğer dönemleri hep bir öğrenme alışma uyum ile geçiyorsa yaşlılıkta bu sorunların seyri değişiyor.

Genel kabul görmüş bir yaşlılık kavramı olmamasına rağmen yaşlılık kavramları TOPLUMLARA, KİŞİLERE, ZAMANA GÖRE değişebilmekte. İklim, çevre, beslenme yapılan işin niteliği, yaşam şekli, cinsiyet, kalıtım, kültürel özellikler genel bir yaşlılık tanımının yapılmasını engellemektedir.

Yaşla birlikte kuşkusuz bazı yetiler azalırken bazı yetiler artıyor.

Zaman insana bilge bir bakış tarzı katıyor. Bilgelik ve ağırbaşlılık, mantıklı ve doğru düşünme,  güçlü muhakeme, uygun yargılara daha kolay varma, bilgi birikimi ve tecrübe olgun kişilikle birleşince mutlu insanlar ortaya çıkıyor

Aslında anne-baba o kalabalıkta da yalnız kalıyor çoğu zaman.
Ve bir gün kendi yaşamlarını kurup yuvadan uçuyorlar… Eşlerden biri de ebedi yolculuğa çıkınca yaşam alanı sınırlarını iyice daraltıyor. Evdeki eşyalar geçmişten bir iz, bir anı bırakıyor bilinçaltına.
O tencereden, kaşıklardan, tabaklardan yenilen yemeklerin bıraktığı izler, hafızanın bir köşesinde gizleniyor. Kimi zaman kahkahalı, sohbetli yenen yemekler, kimi zaman lokmaların boğaza dizildiği unutulmayan anlar…
Keşke bir sihirli değnek olsa da ufak tefek şeyler yüzünden günümüzü, gecemizi birlikte paylaştığımız anları dolu dolu yaşamayı başarabilsek/başarabilseydik.

Balkonuma her gün aynı saatte gelen, bir ayağı yaralı güvercine verdiğim ekmek, sırf acımamdan mı ileri geliyor? Hayır, benim gelişimi bekleyen, yanına yaklaşınca biraz tedirgin olsa da, uçup gitmeyen yaralı güvercinimin sevgisini içimde duyumsuyorum.

Önce kendini sonra insanları sevebilmek…

Hak edene, değeri olduğunu düşündüğün, bütün canlılara, bitkilere sevgi iksirini verebilmek… Sevginin gücüyle, tatmadığın, uzanamadığın diyarlara gidebilmek…

Sevgi demişken rahmetli babamla karşılıklı bir baba kızın yaşayabileceği, paylaşacağı muhteşem bir diyalogumuz vardı.

Ben uyurken başucuma her gün farklı renklerde karanfiller bırakırdı. Onun için karanfillerin anlamı bende çok farklıdır. Karanfil babamdan bir anı, karanfil bir çiçek, karanfil saf sevgidir bana göre.

e-mail:belginturan@gmail.com

 
Toplam blog
: 439
: 512
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..