Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '10

 
Kategori
Deneme
 

Ağlamayı anlayabilmek

Ağlamayı anlayabilmek
 

Gözlerindeki bir damla yaşa kıyamadığın anlar vardır ya çevrendeki sessizlik utancından boşaltırsın yalancı dünyanı gerçek kimliklerini bile bilmediklerinin yanında... Hani bazı anlarda vardır ki ağlamanın en gerçeğe yakın olduğu an, bedenin o sahnede kaybolur, sanki ruhun duygularına kilit vurmuşcasına hain gardiyanı oynamaya başlar ve anlamazsın sen olup biteni..

Ağlamak zordur!! Başardım demek geçerli bir nedene sahip olduğun anlamına gelmez hiçbir zaman..Yeterince acının çıkış kapısının vazgeçilmezi değildir herzaman.

Ağlamak çok kolaydır!!Çünkü bazen yalancı bir kaçış yolu olur aydınlığa doğru.. Bazen de kendine kapanışın en gerçek halini oluşturur hayatında..

Her acıya ağlanmaz bu hayatta.Bazen ılık bir rüzgar bile gözlerinizden damlaların süzülmesine sebep olurken, bazen de fırtınalarda kupkuru, sert benliğinle savaşır göz pınarı. Savaştığının kendi kalbi olduğunu nerden bilsin ki insan. Çünkü bilmediği benliğinde yine bilmek istemediği akla sahipken sadece yaşayı verir öylece..

Bazen bir ağlayış geri döndürebilir bizi eski aşkımıza.. En büyük hataları bile temizleyebilir en yakın dostumuzun o hatırladığımız gülen gözelerinde dökülen yaşları görünce.. Bazen hayatındaki en unutulmaz sahneyi yaratandır gözyaşı.. Hayatta en güçlü direğini ağlarken gördüğünde hayalkırıklığına da uğratabilir kalbini.. Bazen yıkar Bazen yeniden hayata döndürür seni..

Gözlerini başkalarının gözleriyle paylaşmak değildir marifet olan, gözyaşlarını paylaştınmı bulursun en gerçeklerini... En gerçek dostunu , en gerçek aileni, en gerçek aşkını.. En önemli en gerçek olan seni ortaya koyarsın.. Gözyaşlarını paylaştığın anda hiç kimse yıkamaz seni çünkü sen haykırabiliyosundur artık kendini kendine !!!

Bazen itici gelir bir ağlayış size. Görmek istemezsiniz, kendinizi hatırlamak istemezsiniz, yalan olduğuna inandırırsınız tüm benliğinizi çünkü inandığınız anda bir ağlayışa bilirsiniz tüm kilitleri açılıcak ruhunuzun.. Zayıf olduğunuzu kabullenicek gibi gelir aynadaki benliğiniz. Oysaki hiç denediniz mi sokakta herkesin ortasında bağıra bağıra ağlamayı? Ya da hayatınızda en önem verdiğiniz, güçsüzlüğünüzü hiç göstermek istemediğiniz kişiye sunmayı gözyaşlarınızı? En önemlisi aynada kendinize baka baka döktünüz mü hatıralarınızı hiç ?

Kaç kişi için yaş döküldü acaba gözlerimizden. Ve kaç kişi bundan haberdar oldu. Ve kaç kere kabullendik ağladığımızı tozların günahını almadan!! Ne zaman vazgeçicez acaba sevinçlerimizin bir vazgeçilmezi olarak göstermekten ağlamayı??

Kim çıkarmış sevinç gözyaşı diye bir yalanı.. Nedir ki o ? Hani umut ederiz ya olmıcağını bile bile ve tutarız gözlerimizi. Bir gün kavuştuğumuzda boşaltırız tuttuğumuz gözyaşlarımızı o dur işte!! Sevinç gözyaşları dediğimiz kalbin kötü ihtimali düşündügü tarafını temsil eder, sadece farklı zamanda kavuşur aydınlığa. Önceden hissedip de ağlayamadığımız ümitsizliğimizin ümide dönüştüğü anda meydan okur bedene ve coşar utangaçlığından arınarak gurur duya duya ağlar bedenimiz..

Ne zaman vazgeçicez ağlamayı kategorilendirmeyi?? Kime yakışır kime yakışmaz diye en leri belirlemekten vazgeçip ne zaman ağlayan birine sorular yerine bir sıcak dokunuş sunucaz.. Kaç seni seviyorum cümlesini süslemiştir hayatınızda duygu gözyaşlarınız. Hangi ağlamanız en utanç verici olmuştur. Bunları sormaktan düşünmekten ne zamana kadar kaçıcaz.. En güzel soru ise en çok kimin gözyaşlarını istediniz kendinizi için ?? Ve bundan zevk aldınız doya doya ..

Ağlamak sadece acı çekmek demek değildir ya da birinin acı çektiğini görmek hiç değildir!! Bir çok şeydir ağlamak bazen de hiçbirşey olabilir umrsamazca.. Ağlamak o kadar küçültilemicek kadar büyük bir yere sahiptirki hayatımızda ihtişamından kendisini göremeyiz çoğu zaman.

Ama en önemlisi ağlamak duygu demektir 'siz' demektir.. Ağlamak kalbimize sunduğumuz bir armağandır. Kendimizle kurduğumuz en sessiz ve etkili iletişimimizdir!! Bencil benlikler yüzünden kaybetmemeliyiz mihenk taşımızı ..Çünkü akıtılan kurak duygularımızın yaşam kaynağıdır..

Ağlamaktan kendimizi mahrum bırakıcak kadar bencil olmayalım kendimize.. Bizim en büyük sırrımız olarakta kalsa bedenimizle paylaşmaktan kaçınmayalım bu zevki.Sadece biz görsek bile doya doya ağlayalım kendimize hiç utanmadan...

 
Toplam blog
: 25
: 945
Kayıt tarihi
: 12.01.09
 
 

1987 İstanbul doğumluyum. Sosyoloji ögrencisiyim. Şuan İspanya' da bulunmaktayım. Küçükken başladığı..