- Kategori
- Futbol
Ağustos böceği ve karınca derbisi!!

derbiden bir an, Sabri'nin ikili mücadelesi
Süper Lig’de 5nci hafta da geride kaldı dün itibariyle. Gelin derbi özelinden ligin geneline bir bakalım.
Sami Yen’deki derbinin favorisi Galatasaraydı ve derbilerde favoriler genelde kaybederdi. Ama bu sefer de böyle olmadı ve favori derbiyi kazandı. Çünkü kazanmak için gerekenleri sene başında yapmıştı zaten.
Bu maç biraz ağustos böceği ile karıncanın hikayesi gibiydi aslında.
Bir yanda sene başında Rijkaard ile büyük bir değişime başlayan, sıkı bir kamp dönemi geçiren, kadro ihtiyaçlarını ve bütçesini göz önüne alarak rakiplerine göre daha doğru transferler yapan bir Galatasaray. Diğer yanda yıllar sonra şampiyon olan ve neredeyse hala bu şampiyonluğu kutlayacak kadar zafer sarhoşu, sezon başında teknik direktörü önce istifa etmek isteyen sonra bir şekilde takımın başında tutulan, ardından da bir ay Çeşme’de tatil yapan, sezonbaşı kamplarında ışık vermeyen, Gaziantepspor’a 30 milyon YTL’ye yakın transfer bedeli veren buna rağmen kadrosuna fark yaratacak bir yıldız alamayan ve en önemlisi geçen yılın ikinci yarısında gördüğümüz motivasyonu tamamen yok olmuş bir Beşiktaş. Bu açıdan bakınca sizce skor ve Galatasaray’ın galibiyeti normal değil mi?
Bazıları maçın hakkının bu olmadığını söylüyor. Doğru, Galatasaray maçın hakkını verebilse idi skor 3’ten de farklı olurdu! Bu sezonki en tutuk futbolunu oynadı Galatasaray. Milli maç yorgunu sarı kırmızılı oyuncular sahada tel tel döküldü. Bunların başında da Arda geliyordu. Böyle enerji fakiri bir Galatasaray karşısında bile skor 3-0 olduysa bence Beşiktaş derbide hezimetten kurtulmuştur. Ancak bu Beşiktaş her an bir hezimeti başka bir takımdan tadabilir ki umarım bu Manchester yada şampiyonlar ligindeki diğer rakiplerinden olmaz.
Fenerbahçe çok zorlu geçmesi beklenen Bursa deplasmanından yıllardır sarı lacivertlileri kritik maçlarda adeta “ipten alan” Alex farkıyla galip geldi. Fenerbahçe’de geçen sezondan bugüne en büyük fark, mücadele gücü ve oyundan pes etmeme gayreti. Cumartesi gecesi derbide Beşitaş’ta bunu hiç görmedik. Mehmet Topuz vasat üstü bir performans sergiledi. Lugano, Bilica uyumluydu ve kart görseler de hırçın futbolları ile rakibi yıldırdılar. Bu önemli çünkü deplasmanda biraz sertlik her zaman işe yarıyor Anadolu takımlarına karşı. Christian Baroni “bu takımdan niye Maldonado veya Josico gönderildi?” diye sormamızı gerektirecek kadar kötüydü. Zaten bu takım için bir gömlek altta görüyorum Brezilyalı’yı. Selçuk da Deniz de en az Baroni kadar doksan dakika verim alınacak oyuncular.
Bursaspor’u bu maçta aşırı stresli ve gereksiz bir motivasyon içerisinde gördüm açıkcası. Taraftar ve yerel medya takımın üzerinde bu maça yönelik bir baskı oluşturmuşlar ve bu da takımı olumsuz etkilemiş. Zaten Ertuğrul Sağlam’ın da hocalık vizyonu sınırlı ve bu tarz stresli maçları kaldırabildiği söylenemez. Bursaspor neredeyse pozisyona giremeden koca 90 dakikayı ziyan etti dün. Sercan diye aylarca kıyameti koparanlar da Bosna ve Fenerbahçe maçlarındaki performansı sonrası bu oyuncu hakkında kanaatlerini değiştirmişlerdi.
İlk beş hafta sonunda Ankaragücü ve Sivas’ın hayal kırıklığı serüveni devam ediyor. Darius Vassel gibi bomba bir transferle sezona “100ncü yılda başarı” parolası ile giren Başkent, şu anda 3 puanla dibin hemen üstünde. Mücadele eden ancak sonuç alamayan bir takım görüntüsündeler. Sivas ise tam tabiriyle geçen iki sezonun bedelini ödüyor bu sene. En önemli oyuncularını satan ve yerine aldıklarını bir türlü takıma monte edemeyen kırmızı beyazlılar, lig sıralamasında kendilerinden hiç beklenmeyen bir yerde şu anda. Henüz büyük takım değil kendini dev aynasında gören bir takım Sivas. O yüzden önce mütevazi olmayı öğrenmeli ve yanlışı biraz içerisinde aramalı. Yoksa bir zamanlarki Kocaelispor gibi silinip giderler.
İlk 5 hafta bize çok net gösterdi ki iki ezeli rakip bu sene ligi rahatça domine edecek. Şu anda 5’te 5 yaptılar ve en yakın rakiplerine 6 puan fark attılar. Zaten herhangi bir sezonda camia olarak Fenerbahçe’nin iyi olması Galatasaray için, Galatasaray’ın iyi olması ise Fenerbahçe için yeterince büyük bir motivasyon. Dolayısıyla bu sene şampiyonluk yarışı ikisi arasında geçecektir. Şu anda kimin daha önde olduğunu kestirmek için çok erken. UEFA Avrupa Ligi ve Türkiye Kupası maçları sonrası yıpranmalar, sakatlıklar, formsuzluklar, erken elenmelerin yaratabileceği moral bozuklukları ierleyen haftalarda zirveyi etkileyecektir.
İlk 5 hafta sonunda Anadolu’dan göze çarpan bir takım söylememiz çok zor. Gençlerbirliği bu sene geçen yıllardan biraz farklı görünse de onlar da renktaşlarına Ankara’da puan kaptırdılar. Dolayısıyla, Anadolu’dan bir sürpriz olması bu sene zor görünüyor. Bakalım 6ncı hafta bizlere neler getirecek?