- Kategori
- İstanbul
Ah İstanbul....

Resim netten,Ben de çektim ama,yükleyemedim.:))
En büyülü hali , gecesi ve gündüzü ile on gün kadar İstanbul'u yaşamam gerekti.
Oldum olası gözlerinden tanırım bu büyülü şehri.
Ama bu kez , ama bu defa.....
Uzatmayayım.İkna olacaktım neredeyse İstanbullu olmaya,
Ama İstanbul bu mevsimde İzmir den daha az sıcak.
İstanbul daha kalabalık.
İstanbul neredeyse çook kapalı.
İstanbul neden peçeli.
İstanbul çok zengin.
İstanbul çok aceleci.
İstanbul çok büyülü .
Ve aklım kaldı.
Bu yazının altına bir de şiir ister şimdi.İstanbulu anlatan, İzmir den utanan bir şiir.
Yazarım o zaman.Okuyun o zaman.
İstanbul büyülerini sürünmüş,
Işıklarını takınmış.
İstanbul benim oluyordu.
Alamadım.
Boğaz kol düğmeleri oldu.
Uzakltılar, ama çok yakınlarında.
Boğazımda, ışıkların.
Başımda rüzgarın.
Gözlerimde, istinye suları,
Dudaklarım , yeniköy sevinçleri ,
Kadehimde kırmızı bağdat caddeleri.
Buzlu rakı ve balığa, bebek beyazı.
Hisarları.
.......
Sayamadım , gamzelerime dolan yalancı gülücüklerimi.
Kal dedin ya İstanbul .
Ben özlerim karşıyakalarımı, kıyılarımı.
Alamam avuçlarıma l ışıklarını.
Şarkılarını,
Mehtabını,
Alev saçlarını.
Güneş doğumumlarını.
Gösteme bana başka yüzlerini.
İzmir'im kıskanır.
Saçlarıma bulaşan, moda ışıkları.
........
Samatya derman olmuş dertlerime.
Tam aklım kayacak dedim İstanbul 'a
Marmara tarafında,
Palas yazılı bir apartmanın,
On üç numarasında adın neden çakılı şimdi.
....
Unutmadım,
Vedalaştım Serin sularında istanbulun.
Aklımda çamlıca tepeleri,
Ruhumda ışıkları ,
Dilimde heceleri.
Durdurdum kendimi inan bu seferinde de.
Ve ben döndüm.
Avucumda bir avuç boğaz ışıkları.
Döndüm .
sevgilerimle. 3, 7, 2008