- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ahu, Meriç, Ajdar, Caner, Tülin...
Merhaba sevgili Blog okurları,
Bugünkü konumu, ülkemizin bunca halledilmesi icap eden sorunları dururken, TV kanallarımızdaki sabah programlarına ayırmak istiyorum.
Kanalın birisinde, Ahu TUĞBA, Meriç ERKAN, ESER fırtınası eserken, diğerinde, bir türlü evlendiremediğimiz ve Milli gelin ve damat olmaya hazır TÜLİN ve CANER ikilisi insanlarımızı alabildiğine duygulandırarak ekran başında kilitlemeye devam etmektedir.
Hele bir de, NANE NANE, TUĞBA falan gibi şarkılarıyla, kendisine göre olağan üstü bir beste yaparak gündemimize giren Makine Mühendisi AJDAR kardeşimiz var ki, insanın O'nu izlememesi mümkün mü? Bu kardeşimiz de 10.000 Dolardan aşağı sahne almayı reddediyor.
İnanın "güleriz ağlanacak halimize" derler ya, işte öyle bir şey.
Dün akşam bir kanaldaki sokak röpartajlarını izliyordum.
Röportajı yapan arkadaşın sorularından birisi, Belçika'nın başkentiydi. Röpörtaj yapılanlardan hiç birisi bilemedi.Hatta öyle enteresan ki birisi de çıktı ve dedi ki, HOLLANDA... Ehh yani pes be birader....Olur da bu kadarına da hakikaten yani ya pes denir, ya da başka bir şey denir de dilim varmıyor....
O ve benzeri diğer 1-2 sorudan doğru yanıt alamayan, ancak doğru yanıt alma konusunda çabalayan basın mensubu arkadaş, bu kez, Meriç ERKAN kimdir diye soruyor ve sanki hepsi aynı sınıfta bu dersi çalışmışlar gibi, AHU TUĞBA'nın eski sevgilisi demez mi? Vallahi bravo.Ama nasıl bilmesinler ki.
Bu programın müdavimleri, Sevgili Meriç ERKAN'ın Ahu'ya karşı hissettiklerini Onun AHUUUUUUU... deyişinden anımsayacaklardır.
Yani, ne demeli inanın gerçekten bilemiyorum.
İnsanımızın, durumu bu. Acı ama gerçek. Siyasilerimiz istedikleri kadar her ilimizde bir Üniversite açsınlar. İşte halimiz ortada.
Zaten geçenlerde açıklamışlardı. Yapılan bir araştırma sonucuna göre, Üniversitelerimiz, sanırım dünya başarı sıralamasında sonlarda yer alıyormuş.
O günkü röportajda zaten, yapılan bu araştırmanın gerçeklik payını ortaya koymuyormu?
Yine Amerika'ya giden bazı yetkililerimiz, onların Türkiye'mize yatırım yapmaları için bizden ne istersiniz dedikten sonra sıralamışlar, arsa, arazi, vergi düzenlemesi gibi ... Aldıkları yanıt ise çok manidar. "Sizde Uluslararası düzeyde yazılı eseri olan kimler var".
Bu ya da buna benzer ifadeler ve olaylar, Sizleri güldürüyor mu bilemem ama, benim içimi acıtıyor.
Bence gençlerimize verilen bu eğitimle, herhalde Okullarda, tatlı sohbet ortamları yaratılıyor ve vakit geçirttiriliyor. Ya da vakit öldürttürülüyor.
Kötüyü, kimsenin sahiplenmediğini bilirim ama, yine de, bu konudaki sorumluluğu, icranın başı olarak, Başbakanımız mı, Milli Eğitim Bakanımız mı yoksa YÖK Başkanımız mı kim üstüne alır bilemem ama birilerinin çıkıp bu konuyu sahiplenmesi gerek....
Siyaset yapılacaksa, sözde idealist ama gerçekte materyalist eylemlerle yapılmamalı....
Saygılar....