- Kategori
- Gündelik Yaşam
Seçim sürecine girerken...
Evet AKP'yi, yapmaları gerekirken yapmadıklarını, hem kendilerine, hem de, Ülkemiz insanına yani Halkımıza hatırlatma yazılarıma devam etmek istiyorum. Çünkü seçim sürecine yavaş yavaş giriyoruz.
Yazıma, Sayın Kenan EVREN PAŞA'nın bir sözüyle başlamak istiyorum.
Evet O, yıllar öncesi günün birinde demişti ki, "İnsanımızın hem çok iyi hem de çok kötü olan bir huyu vardır. O da ne derseniz, "UNUTMAK" demiş ve "Bazı olaylar vardır ki onu, unutmak ve kin tutmamak adına uzatmamak, buna karşın, bazı olayları ise ders almak adına unutmamak gerekir" diyerek eklemişti.
Evet seçim süreci içerisine girdiğimiz bu günlerde, İktidar Partisi olarak AKP'nin seçim öncesi neleri vaat ettiği, sonrasında neleri yapmadıkları ya da yapamadıkları yazılmalı ki, Siyasetçilerimizin, Halkımızın UNUTKAN OLMADIĞINI" ve Siyasi Parti "VAATLERİNİN" tutulup tutulmadğının takip edildiğini görmeleri açısından çok önemli.
Geçenlerde, AKP Genel Başkan Yardımcısı Necati ÇETİNKAYA'nın bir televizyon kanalındaki söyleyişine rast geldim. O söyleşide Sayın Çetinkaya, AKP'nin, yaklaşan seçim münasebetiyle ve de sanırım Başbakanımızın da talimatı ile olsa gerek, doğal olarak yaptıklarından bahsediyordu.
Bu nasıl ki Onların görevi ise, yapmadıklarını yazmak ise bir vatandaş olarak gerek benim gerekse eli kalem tutan herkesin görevi olmalıdır.
Sayın Çetinkaya, o günkü konuşmasının bir bölümünde, İktidar olduklarında ilk üç yılda kendilerinden bir şey beklenmemesi gerektiğini söylediklerini belirtmişti.
Yine o söyleşide, Mali Mİlatı yani Halk ağzıyla, "Nereden buldun" yasasını kaldırdıklarını, fakir fukaraya 4,5 katrilyonluk gıda, sağlık yardımı yaptıklarını, İhracatı 36 milyar dolardan 80 milyar dolara çıkarttıklarını, 15.000 km duble yollar yaptıklarını, IMF'ye olan borcumuzun 23 milyar dolardan 11 milyar dolara gerilediğini v.s,v.s anlatmıştı.
Ancak Sayın Çetinkaya, bir siyasi liderimizin dediği gibi İktidara geldiklerinde 200 milyar dolar olan borcun, TMSF kanalıyla ve de Özelleştirmeden elde edilen paralara rağmen niçin ve nasıl 400 milyar dolara yükseldiğini, 3-5 müteaahitin kalkınması için mi bu işlere kalkışıldığını ve Halkın borç batağı içerisine sokulduğunu, İthalatımızın ne kadar olduğunu açıklamamıştır.
Mevcut borçlarımız dururken temin edilen ek kredilerle, Ülkemizi dışa daha da bağımlı hale getiren AKP'liler bilmelidir ki, Ülke, Halkı sıkıntıya sokarak ve de Ülkemizi dışa bağımlı bir hale getirerek yönetilemez.
AKP, çok öğündükleri TL'den 6 sıfır attıkları gibi, Devlet borcunu da sıfırlayabilselerdi, bu, övünçle anlatılabilecekleri bir husus olabilirdi.
Yoksa, Ülkemizin bağımsızlığını riske atacak boyuttaki borçlanmalarla, yapılan işler, övünülecek konular değildir.
AKP, 3-5 müteahhidin iş yapabilmesi ve para kazanabilmesi uğruna, Devleti ve Ülke insanını borç batağı içerisine itmiştir.
AKP, sağdan soldan temin ettiği paraları, Halkın yaşam standardını yükseltmek yerine, memuruna 750, emeklisine 650, asgari ücretlisine 500 YTL aylık vererek Onları dört duvar arasında yaşamaya mahkum etmiştir.
Ama bunun yanında, bazı çalışanlara 4-5000 YTL, bazı emeklilerine 6-7000 YTL aylık verirken, kesimler arasındaki uçurumun derinleşmesine de neden olmuştur.
AKP, bu çerçeveden bakıldığında, Halkın refah düzeyini yükseltememiştir.
AKP, bir gecede milyar dolarları uçuran ve VİP salonlarında boy gösteren hortumculardan ve vergi yüzsüzlerinden milyarlarca YTL'lik Devlet alacağını tahsil edememiştir, ya da etme cihetine gitmemiştir.Bu insanlardan bazıların ait davaların "ZAMAN AŞIMINA" uğramasına göz yumarak davaların düşmesine neden olmuşlardır.
Çünkü AKP, TBMM'de, çoğunluğu olmasına rağmen, bu konuyu engelleyici gerekli yasal düzenlemeleri yapmamıştır.
AKP, Devlet alacaklarının tahsilinde objektif davranamamıştır.
AKP, sadece ağırlıklı olarak, TMSF kanalı ile kendisine rakip olarak gördüğü Genç Partinin üzerine gidebilmiştir.
TMSF Başkanı Sayın Ahmet ERTÜRK, başında bulunduğu Kurumca tahsil edilmesi istenen diğer kişilere ait Devlet alacaklarını ise, basında yayınlandığı kadarı ile, O insanların iyi oldukları ve çalışarak Devletimize olan borcunu öder düşüncesiyle, 10-15 yıl gibi uzun sürelere yayabilmiş ve AKP, buna sessiz kalmıştır.
Yine Sayın Çetinkaya ve AKP'liler, İktidara geldiklerinde, halk dilinde "Nereden buldun" yasasını niçin kaldırdıklarını da açıklamalıdırlar.Yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin hesabınının sorulmaması için mi? Bu nasıl yolsuzlukla mücadele anlayışıdır?
AKP, Adalet Bakanı Sayın Cemil ÇİÇEK'in yolsuzlukların temelinde, SİYASETÇİ, İŞADAMI ve BÜRAKRAT üçgeni vardır teşhisine ve TBMM'de büyük bir çoğunluğu olmasına rağmen, Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılarak, tıpkı Halkımız gibi dokunulabilir hale gelebilmeleri için de en ufak bir hareket içerisine girmemiştir.
Sayın Başbakanımız ve diğer AKP Milletvekilleri, haklarında gensoru verilen Bakanlarını koruma ve kollama cihetine gitmişlerdir. Onlara kendilerini "AKLAMA" fırsatını vermemişlerdiir.
AKP, seçim sürecine girdiğimiz bu günlerde;
Anne, babalara %2+3, ya da %3+3 gibi rakkamlarla yıllardır zam vererek memur ve emeklileri inim inim inletirken, Öğrenci burslarını niçin seçim yılına girilen 01.01.2007 den geçerli olmak üzere %30 arttırmıştır.Enflasyon memur ve emekli zam artışı sonrası birdenbire mi yükselmişdir? Yoksa, seçmen yaşı 25'e çekilen gençlerimizden oy alabilmek için mi bu göz boyamacılı kandırmaca yola gidilmiştir?
Bunun yanında, duble yolların da içinde bulunduğu Karayolu ve Otoyolu ödeneklerinde kesintiye gidilecekmiş.Niye geç kalındı ki? Buraya harcayacakları paraları seçim öncesi tıpkı öğrencilere yaptıkları gibi, bu kez de seçim yatırımı için başka kesimler için mi düşünüyorlar, yoksa Bütçede delikler mi büyümektedir?
AKP Hükümeti, yaptıklarının yanında, bu yapmadıklarını da açık yüreklilikle ve samimiyetle, nedenleriyle birlikte açıklamalıdır.
Saygılarımla.....