- Kategori
- Gelenekler
Akide tadında günler

AKİDE ŞEKERİ
-Ben yaşlarda insanlar bilir, çocukluğumuzda kavanoz içinde rengarenk, tarçınlısından susamlısına; fındıklısından, sadesine çeşit çeşit akide şekerleri satılırdı.
Bugün halen üretilse de bizim çocukluğumuzda olduğu gibi popüler değil bu enfes akide şekerleri.
Akide şekerinin geçmişteki işlevi sadece ağız tatlandırmak değilmiş.
Esasen akide sözcüğü inanç, bağlılık, birbirinden ayrılmamak, yapışmak anlamında kullanılmış.
Akidenin öyküsü oldukça ilginç :
Osmanlı devletinde ulufe günü yeniçerilere üç aylıkları dağıtılır ve saray avlusunda onlara yemek verilirdi.
Bu tören içinde yer alan akide merasimi ise kapıkulu askerlerinin aldıkları ücretlerden ve yemeklerden memnun olduklarını gösteren basit ama ilginç bir törendi.
Sadrazam ve Divan-ı Hümayun üyeleri önce askerlerin yemeğinden tadardı.
Bundan sonra da kendilerine tabaklar içinde şekerler sunulurdu.
Bu askerlerin bir şikayetinin olmadığının kanıtıydı.
Şeker tabaklarının divana getirilmesi herkesi rahatlatırdı.
Saray helvahanesinde özel olarak hazırlanan ve işlevinden dolayı akide şekeri denen bu şekerler dirhem hesabınca ve bakır para biçiminde hazırlanırdı .
Bu işlem bittikten sonra divanhane önünde fatiha süresi okunurdu.
On sekizinci yüzyılın sonunda Şekerci Hacı Bekir, “Kelle Şekeri” olarak anılan konik blok halinde ülkemize gelmeye başlayan şekerleri havanda dövüp odun ateşinde bakır kazanlar içinde eritip pişirerek akide imalatını gerçekleştirmiş.
Hacı Bekir’in ünü o kadar yayılmış ki, zamanın padişahı tarafından takdir edilerek , “şekercibaşılık” unvanı verilmiş padişahın himayesine mazhar olmuştur.
Bugün çocuklarımızdan belki akide şekerini hiç tatmamış olanlar vardır.
Bize ait olan kültür mirasımızı canlandırmak ve boyar maddelerle , tatlandırıcılarla üretilmiş, katkı maddeli ürünlerdense , akide şekeriyle ağızları tatlandırmak arzusuyla....
Arzuliden....