- Kategori
- Felsefe
Algı ve farkındalık kabiliyetle sınırlıdır...

İnsan: 1 . İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, birey:
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli olma durumu.
Tarif gayet açık ve net, bilinmeyen öngörülemeyen bir durum söz konusu değil. Bizi İnsan olarak değerli kılan, iki el ve ayaklı oluşumuz değil elbet. Temel ve vurucu etmen akıl, düşünebilme ve değerlendirebilme yetisi (İrade, idrak ve de mantık).
İnsanı insan yapan özellikler teolojik alanda tanrının öğütleri ile işlerlik kazanmaya başlamıştır. Bunun öncesinde ilkel mağara yaşantısında hayatı güdüleme perspektifi, dürtü ve istek bağlamında asgari müşterekte anti sosyal yapıdaki topluluklar gün içinde yaşadıkları olayları yuva olarak benimsedikleri mağara duvarlarına resmetmeye başladıklarında sosyal bir varlık olma durumunun gerekliliklerini farkında olmadan başlatmışlardı. İnsanın topluma bir birey olarak katılıp etkin olan değerlere katkı yaparak özümseyebilmesi ne kadar sosyal olabileceğiyle ilgili bir durumudur. Felsefi açıdan ise insan neslinin gelişimi genel olarak yalından karmaşık olana, çoktan az olana, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi ile işlerlik kazanmıştır. Bu da SENTEZ dir. Dejenere bir tabir olan "Para kazan, güç kazan, itibarın olsun!!!" türünden REZİL söylem süper güçlerin gözetim ve öncülüğünde kılavuzlanmış insan neslinin yeni nesil bireyleri amorf (biçimsiz) bir topal ördek görünümünde, ölü çomar bakışlı bir hilkat gar(i)besini dönüştürülmüşlerdir. Doğası gereği her daim (+) değer üreterek, yaşadığı ortama ve çevresine sorumluluk bilinciyle yaklaşması öngörülen insan o özlemle beklenen adımı şimdiye kadar atmayı başaramamıştır yad a o samimiyete hiçbir zaman diliminde sahip olamamıştır.
Güç genel olarak insan neslinin dimağını sarsmış orantısız, cahil ve bencilce uygulandığı içinde toplumların umutsuzluğa sürüklenmesine sebep olmuştur. Gelişebilmenin temelinde eğitim sisteminin akılcı ve çağdaş kriterlere dayandırılmasından duyulan rahatsızlıklar sürekli gündeme getirilmiş, sistemin ruhuna aykırı dayatmalar ön plana çıkarılarak farklı bir tür, geçmişe ANGAJE kısaca misyonunu tamamlayıp yok olup gitmiş bir oluşumun güncesine takılıp kalmış değer üretmeden yoksun bönler, üretilen değerlere şiddetle karşı çıktıklarında onlara hele bir durun bakalım burası bağnazlığı, insana kul olmayı temellerinden yıkan, temel insanlık hakkı olan fikri hür vicdanı hür nesli hür kuşaklara önderlik eden çağdaş medeniyet ufuklarına yelken açmış olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ülkesidir, Lütfen kendinize geliniz diye hatırlatırlar. Algı ve farkındalık kabiliyetle sınırlıdır.