​ Erkin: Doğruyu düşünüp bağımsız kalabilen / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Tarih
 

Erkin: Doğruyu düşünüp bağımsız kalabilen

Erkin: Doğruyu düşünüp bağımsız kalabilen
 

Erkin: İçinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, o şartlardan etkilenmeden doğruyu düşünebilen, bağımsız kalabilen

Evet Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından soyadı kanunu çıktığında Behiç Beye verilen soyadıdır “Erkin”.

900 adet defterden oluşan ve tarihe ilk ağızdan düşülmüş olan bu notlar, kitap olarak gün ışığına çıktığında bir çok kişide olduğu gibi benimde gözlerimi kamaştırdı. Şu ana kadar “BÜYÜKELÇİ”yi okumamış olanların çok büyük bir kayıpta olduklarını belirtmek isterim. Sayın Behiç Erkinin (l876-24 Kasım l96l) hatıratlarından yola çıkılarak hazırlanan kitap Edebiyat açısından değilse de Tarih açısından tam bir ŞAHESER!!!

Behiç Erkinin bıkıp usanmaksızın sürekli tekrar ettiği bir gerçek var ki o da Hümanizmin bağıldaşık jargonunun ivmesinde değer oluşturmayı başarabilmiş birisi olarak “Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi vatandaşları arasında ırk, din, dil veya başka herhangi bir sebepten doğan hiçbir ayrımcılığa gitmemektedir.” Bir ülke sınırları içersinde yaşayanların ULUS olabilmelerinin temelinde bu anlayış yatmaktadır. Behiç Erkini Behiç Erkin yapan olgu da tam bu aşamada devreye girerek, hiç tanımadığı yabancı uyruklu insanları kendi Devlet anlayışındaki asil koruma içgüdüsü içersine girmesinin sebeplerinden biriside mensubu olduğu devlete duyduğu güvendir. Büyükelçilik yaptığı süre boyunca pek çok güçlüğü ve olumsuzluğu kolaylıkla atlatmış, sadece ülkesinin haklı gururu olmakla kalmayıp Alman ve Fransızlarında gıptayla baktığı (Hoşlanmasalar da) bir kişilik olmuştur. Hatırata konu olan olaylar Behiç Erkinin zamanı geldiğinde Dışişleri Bakanı bazen Başbakan hatta Cumhurbaşkanı gibi hareket ettiğini gösteriyor. Atatürk’ün Behiç Beyle özdeşleştirdiği “Erkin” soyadının bir işleve haiz olduğunu anlamak pek güç olmasa gerek. Değer üretmede pratik mantık perspektifiyle dahiyane bir akil adam portresidir bu. Ne yazık ki Türkiye’nin siyasal yaşamında ölümü olan 1961 kadar kendisinden yararlanılmamıştır. Üzücü olanda budur. Mevcut olan bir değeri sadece doğru bulduğu doğrulara taraf olduğu için dışlayıp ülkenin geleceğine ipotek koyan zihniyetin güncel uygulamalarını hep birlikte tanık oluyoruz.

Behiç Bey 900 defterden oluşan hatıralarını ölümünden bir yıl sonra yayınlanması için 10.000 lira bağışla ülke geleceğine ipotek koyan zihniyetin eline teslim etmiştir. Ancak devlet ciddiyetinden yoksun olan kurum başkaca fuzuli uğraşların içine girmiş olacak ki böylesi bir şaheseri göz ardı edebilmiştir. Emir Kıvırcık Dedesinin dolayısıyla ülkesinin geçmişine sahip çıkmak adına harekete geçmiş ve hatıratların akıbetini öğrenebilmek için ilgili kuruma başvurmuştur. Uzun araştırmalar sonucunda ilgili kurumun yayınevinin bodrum katında, demir dolapların ardında çuvallara tıkılmış olarak bulunmuştur. Yakın tarihin en büyük insanlık dramına sahne olan Nazilerin Yahudi soykırımına Devleti adına cesurca müdahale eden Cesur Yürekli bir diplomatın insanlık adına giriştiği mücadeleyi, ülke geleceğine ipotek koyan zihniyetin ufuksuzluğuna zıpkın gibi sokan Emir Kıvırcıka bu vesile ile şükranlarımı sunuyorum.

 
Toplam blog
: 40
: 1069
Kayıt tarihi
: 25.07.06
 
 

İzmirli'yim. Felsefe mezunuyum. İlgi alanlarım Felsefe, edebiyat, sosyoloji, tarih, toplum ve kültü..