​ Altın değerinde 3 puan, ama buruk sevinç... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '15

 
Kategori
Futbol
 

Altın değerinde 3 puan, ama buruk sevinç...

Altın değerinde 3 puan, ama buruk sevinç...
 

Ankara dendi mi, bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gidenler...

“Ankara’nın taşına bak”ı Ruhi Su’dan kim dinlemek istemez?

(“Ankara' nın taşına bak/ Gözlerimin yaşına bak/ Uyan uyan Gazi Kemal / Şu feleğin işine bak!

Kılıcını vurdum taşa/ Taş yarıldı baştan başa / Uyan da bak Gazi Kemal / Başımıza gelen işe.”)

Ya, “Güzel Ankara”yı kim bilmiyor olabilir?

(“Ankara Ankara, güzel Ankara!/ Seni görmek ister her bahtı kara,/ Senden yardım umar her düşen dara./ Yetersin onlara güzel Ankara.”)

Ankara, devletle işi olanlar için bir umut kapısıydı; sorunların çözüldüğü yerdi.

Sesini duyuracaksan, Ankara’dan duyuracaksın!.

(Lise ve üniversite yıllarımın geçtiği, o özgürlüğe açılan yılların Ankara’sı... “Gözümün açıldığı” kent, benim “Kültür Birikimimin Başkenti”...)

Ankara ne olaylara, sevinçlere, acılara tanık oldu. Ancak, Ankara, dünkü terör saldırısıyla, bu kadar büyük acıya tanık olmamıştı. Çünkü Ankara, Ankara olalı; Türkiye, Türkiye olalı, 100 dolayında canı kurban vermedi aynı anda.

Ne demeli?

Ölen canlara rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar...

*****

Acı büyük!..

Prag'da acı haberle sahaya çıkan Milliler, futbolseverlere buruk bir sevinç yaşattılar. Yine de bir çelişki vardı: Saha içinde, gollerle gelen o bildik sevinç, saha dışında hüzünlü görüntü...

Avrupa Şampiyonası’nda play-off oynama umudumuzu taze tutacak 3 puan çok önemliydi, ama insan canı her şeyden önemliydi.

(İnsan olmak, acıyı paylaşmayı gerektirir. Paylaşmayı bilmeyenler, hiç değilse susmayı bilmeli. Olaylara, “siyaset gözlüğü”yle bakanların, siyasetin “kirli suları”nda yüzenlerin, o kadar günahsız canın kurban verilmesi karşısında, boş konuşmalarına tanık oluyoruz. Sözgelimi, bir bakan kalkıyor, bakanlığının adında “su” var ya, “sulu” bir saptama yapıyor. O saptamayı yazmak bile acı verir. Oysa insan, olaylar karşısında, hele bir “katliam” varsa, “empati” yapmalı: “Ben de orada olsaydım”, “Bir yakınım orada olsaydı” ...

Ne gezer.)

*****

Futbolcuları kutlamak da “buruk” olacaktır, kuşkusuz.

Ülkeden uzakta, gurbette, “katliam” haberiyle sahaya çıkan o futbolcular, puansız dönseydiler, onlara kimsenin tek “laf” söylemeye hakkı olmayacaktı. Ama onlar, ilk yarıda bocalamalarına karşın, ikinci yarıda toparlandılar, altın değerinde 3 puanı Çek Cumhuriyeti'nden 2 golle aldılar.

Umutlar, 13 Ekim Salı'ya taşındı.

Son söz:

Doğumlara seviniyor, ölümlere, hele de “katliamlar”a bir başka üzülüyoruz..

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..