​ Amasra'dayız / Yurtiçi Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '10

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
 

Amasra'dayız

Amasra'dayız
 

Geçenlerde Amasra’ya yapılması düşünülen Termik Santralı için düşüncelerimi yazmış, eleştirmiştim. Yine o yazıda bu beldeye gitmediğimi belirtmiştim. Ve içimdeki özlemi geçen hafta sonu giderdim, Amasra’ya gittik.

Bolu üzerinden Mengen, Devrek, Çaycuma derken Bartın’a vardık. Sonra 17 km sonra Amasra. Amasra’ya varmadan Bakacak dedikleri ( balkonu andıran ) düzlükten Amasra’yı seyredip ilk fotolarımızı çektik. Sonra dik bir inişten sonra merkeze vardık. 23 Nisan sebebiyle ilçe oldukça kalabalık görülüyordu, oteller, pansiyonlar dolmuştu. Hemen bir ailenin ( birinci katta kendileri oturuyorlar, ikinci katı yerli gezginlere veriyorlar ) evine yerleştik. Üç oda bir salon tipik bir Anadolu evi. Kalabalık gidenler için ev pansiyonculuğunu tavsiye ederim. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra şehri gezmeye koyulduk.

Amasra, Karadeniz’e uzanmış bir yarımada. Uç kısımda iki ada, büyük olan Cenevizler zamanında bir köprü ile yarımadaya bağlanmış. Evlerin dizilişi, özgün bir görüntü veriyor, foto çekenlere mükemmel bir malzeme. Yarımadanın batı tarafında küçük koy, doğu tarafında büyük koy var. Denize girenler büyük koydan faydalanıyorlar. Güneşin batışını küçük koyda seyretmek çok güzel. Bizim şansımız mı bilmiyorum, rüzgar yoktu ve deniz muhteşem sakindi. Karadeniz için inanılır gibi değil.

Amasra deyince ilk akla gelen herhalde balık. Akşam lokantalarda balık yeniyor, yer bulmak mesele. Hele bizim gibi özel bir günde giderseniz zor duruma düşebilirsiniz. Biz balık olarak Karadeniz Mezgit’ini seçtik. Yer olarak büyük koya bakan Çeşm-i Cihan. Tavsiye edilir. Küçük koya bakan Amca’nın Yeri de güzeldi. Fiyatlar genelde aynı. Ahşap el işlemelerin satıldığı Çekiciler çarşısı, gezginlerin ilgisini çeken başlıca yeri. 2007 de bir trafik kazasında hayatını kaybeden müzisyen Barış Akarsu, Amasya’nın son simgesi olmuş.

Amasra’nın tarihine gelince belde, MÖ. 6. yüzyılında Miletler tarafından Sesamos adıyla kurulmuş. Bugünkü adını yine MÖ 4. yüzyıllarında İskender’in baldızı İranlı Prenses Amatris’ten almış. Şehirde Cenevizlerin etkisi mevcut. 1460 yıllında Fatih, Çeşm-i Cihan ( bu tabirin Fatih Sultan Mehmet’e ait olduğu söyleniyor) Amasra’yı savaşsız almış, O günden bugüne Amasra genelde sakin bir kasaba olarak yaşamış. Bugün bu güzel beldemize termik santral yapılmak isteniyor, sebeb bölgede kömür bol. Ondan olsa gerek. Halbuki bu bölge de rüzgar da bol, niye rüzgar santralı yapılmıyor. Bilemiyoruz.

Özetle Amasra ülkemizin cennet köşelerinden biri. Korumalıyız, kıymetini bilmeliyiz. En kısa zamanda tekrar gitmek ümidiyle…

 
Toplam blog
: 487
: 1730
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..