​ Anılar Güncesini Döktüm Bu Gece Sayfama, İş Yaşamım Geçti. / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '18

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Anılar Güncesini Döktüm Bu Gece Sayfama, İş Yaşamım Geçti.

Anılar Güncesini Döktüm Bu Gece Sayfama, İş Yaşamım Geçti.
 

Gün 24 Nisan’dı. Yıl 1992 . O gün artık Kültür Bakanlığı’nın bir parçası olacaktım, içindeki tarihsel- kültürel dokularını yakından tanıyacak, dokunacak ve tutacaktım.
Şevk ve heyecanla merdivenlerden yukarı çıkarken, içim bir o kadar titrek çalışma hayatımın devam edeceği yere koşuyordum.

O içimdeki hiç sönmeyen heyecan ve aşk daima, o ilk günkü gibi yandı, koştu. Hem işime, hem çalıştığım kurumuma saygı yakışmaktaydı..

Muğla, şehrimin zenginlikleri sosyal, kültürel -tarihsel arkeolojik , hiç biter mi, diner mi?
Kazdıkça işinizi, hep kucaklayacak, yeni dokulara, yeni heyecanlı şeylere yelken açacaktınız. Yeter ki sevin. O sevgi, sabır sizi yeni amaç ve koşulara hazırlar .

İşte o gün 24 Nisan .
O gün biraz hüzünlüydüm, o gün aynı anda çok yakından, bir ailem duygusu içerisinde güven ve huzurla çalıştığım, birlikte olduğum çok değerli insanlar, Ekinci ailesi .

Hep çalışmalarından çok keyif aldığım çok renkli ve zengin çalışma tutkusu, sürekli temposu yüksek olan Oktay Ekinci (Işık’lar içinde dinlensin ebedi yerinde, özlüyoruz, saygıyla anıyorum) renkli çalışma hayatımın anılar ile dolu yedi yılını geçirdiğim anılardır .

Öncelikle işverenim sevgili ağabeyim, patronum Oktay -Zehra Ekinci’leri İstanbul’a uğurluyordum. Zordu, o an ayrılıktı, yalnız kalmıştım .

İş yerimize, büromuza kimler kimler geliyordu. Tüm resmî kurum temsilcileri, akademisyenler, yazarlar şairler, sanatçılar, turizmciler, gazeteciler, siyasetçiler, başkanlar, milletvekilleri, çevreciler, eğitimciler, mimarlar, mühendisler, yerli yabancı turistler, iş adamları müteahhitler, proje sahipleri.

Tüm sendikalar, dernekler, ulusal basın, televizyoncular, haberciler, belgeselciler. İnsana dayalı, yüreğe dokunan programlar. Kentler geçmişten geleceğe kültürleri ile yaşarlar, demekteydi.

Bu denli geniş yelpaze ve iş çalışma hayatının içinden Kültür’e doğru.
O heyecan ve çalışma aşkını daima taşıdığım, yeni iş yerim Bakanlığım. Yıl 1992 idi.

O bakanlık ki;
Kültür ve Turizm Bakanlığının bir parçası olabilmek , o ruhu taşımak hem çok kıvanç, mutluluk vericiydi, hem de çok iş, sorumluluk, çok çalışmak gerektiriyordu .

İşte o gündür bu sürecin ve oluşumun içinde olmak. Bugün yıl 2018 .  Ekim 12, heyecan ve aşkla daima ve şimdi adımız Kültür ve Turizm Bakanlığımız . O, asil bir duygu.

Ve, Bakanlığımız özel bir duygumuz olmuştur. . Böylesi heyecanlı tarihsel, kültürel bir bakanlığın bir parçası olmak, kıvancı, misyonu ilkeleri ve vizyonu.
Her daim misyonumuz, vizyonumuz en önde olmuştur.

24 Nisan 1992 ve yıl 12 Ekim 2018 aynı heyecan, aynı tutumla hep daha aşkla, kalple.

Ruhumun ayrı düşünülemeyeceği kütüphanemden ve bakanlığımızdan ayrılma günümdü.

O sevgidir. Öylesine bir sevgi ki o. Kanat çırpmıştır gelecek yıllara uçmak için. Ve bu Kütüphane için verilen emekten daha güzel, doğru ve anlamlı, insanca bir duygudan daha doğru ne olabilir ki?

Ve ben bu Kütüphanede iken hedeflerini çizmiş, sorunlarını en aza indirmiş, yöremde kökleşen, çalışmaları ile daha cıvıltılı bir Kütüphane bırakmak istedim...!!!

Sonsuz olan tek şey "SEVGİ."

 
Toplam blog
: 642
: 524
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..