- Kategori
- Deneme
Annemsizliğe adım atışımın yıldönümü..

Takvim yapraklarında silmek istediğim gündeyim bugün. Aslında sadece takvim yapraklarından değil, hayatımdan da silmek istediğim gündeyim. Silebilmek mümkün değil biliyorum. Unutmak imkansız. Gökten boşalırcasına yağan yağmurla, gökte parlayan şimşekler ile birlikte acı içinde çalan telefon ve söylenen o bir tek cümle. Göğün sel olan gözyaşları ile gelip beni boğan o tek bir cümle. Babamın titreyen sesi kulağımdan gitmiyor. Beynimin en ücra köşelerine işleyen haberi veriyor işte. "Annenizi kaybettik." Ne acı, acıdan da öte yüreğimi parça parça eden, kanatan, yakan bir haber. Üzerinden geçen onca yıla rağmen bir mum gibi kalbimde hep yanan.
Bir melek gibi süzülüp gitti avuçlarımızdan nur yüzlü can verenimiz. Kokusuna doyamadan kaybettim o en değerli varlığımı. En olmadık yaşta ve zamanda uçup gitti aramızdan.
Anne, annem bugün senin gidişinin yıldönümü. Bugün sensizliğe adım atışımın yıldönümü. Bugün senin kokuna, sıcaklığına, sevgine, nefesine, sesine hasret kalacağım günlerimin yıldönümü. Tek tesellim rüyalarım şimdi. Rüyalarımda seviyorum, seviyorsun beni doyasıya. Rüyalarımda öpüyorsun beni, sarıyorsun yaralarımı o en sıcak gülüşün ile. Ama yetmiyor bana annem rüyamda görmek seni. Rüyada sevmek avutmuyor beni, dağlamıyor kanayan kalbimi.
Senden bana kalan kazağında hala kokun. Kulaklarımda hala daha meleklerin bile kıskandığı o şen sesin, kahkahan. Bir bakışın yeterdi içimi ısıtmaya, derdime çare olmaya. Şimdi pare pare yanan o yeşil gözlerin hayallerimde kaldı.
Ben seni çok özlüyorum anne. Senin sıcaklığına muhtaç bir bebeğim hala. Şimdi çıkıp gelsen kapıdan içeriye, aydınlatsan karanlık dünyamı, dağlasan kanayan yüreğimi, bulup çıkarsak birlikte umutlarımızı gün yüzüne. Sarsak yine birbirimizin yaralarını. Biz dosttuk, dertlerimizi paylaştığımız, biz arkadaştık, birlikte gülüp eğlendiğimiz. Biz can yoldaşıydık, canımıza can kattığımız.
Ben şimdi sensiz, dostsuz, arkadaşsız, cansız , ANNEsiz, ANNEMsiz kaldım.
Meleğim, melek yüzlüm, canımın parçası Annem, sen rahat uyu gittiğin o dönülmez yerde. Gün gelecek kavuşacağız biz yine.